SAS Yaz Programları’na Katılmak için 6 Neden

”Eğlenerek Beynimi Geliştiriyorum” yaz programlarımıza katılmanız için 6 neden:

1 – Dikkat Süresi

keep-calm-and-thanks-for-paying-attentionHer çocuğun odaklanma becerileri farklı olsa da bu becerileri geliştirebileceklerini biliyoruz.

Dolayısıyla çocuğunuzun yaşına uygun işitsel ve görsel programlarımız ile dikkat sürelerini uzatabiliyoruz.

 

 

 

2 – Özgüven ve Motivasyon 

Strong child with muscles drawn on chalkboard in elementary schoolProgramlarımız ile hem çocuğunuzun kapasitesinin ortaya çıkmasına hem de çocuğunuzun kendisine olan inancını oluşturarak özgüveni yüksek bir birey olmasına yardımcı oluyoruz.

 

 

 

3 – Bellek Süreçleri 

memory-process-.png-004

 

Duyular aracılığıyla aldığımız bilgilerin beyinde daha iyi bir şekilde organize olmasını ve işlemlemesini sağlayan programlarımız sayesinde çocuğunuzun hafızasını canlı tutabiliyoruz.

4 – Problem Çözme ve Yaratıcılık

636x460design_01Çocuğunuzun problem çözme becerisi için kalıplaşmış ezber yöntemler yerine, yaratıcı fikirler sunmasına olanak sağlayan yeni bilgileri deneyimleyerek öğrenmesine fırsat sunuyoruz.

 

 

5 – İletişim Becerileri 

FullSizeRenderÇocuğunuz ile kuracağımız iletişim yöntemlerinin; destekleyici, düşündürücü ve çözüm oluşturacak yönde olmasına dikkat ederek onun gelişimine yardımcı olmaktayız.

 

 

6 – Motor Becerileri ve Denge

11Dinleti programları ve eğlenceli aktiviteler ile çocuğunuzun hem ince hem de kaba motor becerilerinin gelişmesine yardımcı oluyoruz.

 

 

 

 

 

 

Derleyen: Ergun Karabulut

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuyla İlgili Şaşırtıcı Gerçekler

dehbDikkat Eksikliği Bozukluğu yaşayan bireylerde genellikle aşağıdaki belirtiler görülür.

  • Dikkatleri kolay dağılır, ayrıntıları kaçırır ve unuturlar. Çoğunlukla bir aktiviteden diğerine geçerler.
  • Organize olmak için gerekli olan odaklanmayı kurmakta ve bir işi tamamen bitirmekte güçlük çekerler.
  • Kendileriyle konuşulduğunda dinlemiyormuş ya da hayal kuruyormuş hissi verirler.
  • Bilgiyi diğerleri gibi hızlı ve kusursuz olarak işleme koymakta güçlük çekerler.
  • Komutları takip etmekte sorun yaşarlar.

Bu tanımlamalar ve “eksiklik” kelimesi dikkat, konsantrasyon ve odaklanma gibi herhangi bir özelliğin noksan olduğuna işaret eder. Okumaya devam et

Konuşmayı Öğrenmek

speech2Her çocuk farklı yaşlarda konuşmayı öğrenir. Kimi çocuklar için bu süre 6 ay gibi erken bir dönem olabileceği gibi, bazılarının ise daha çok zamana ihtiyacı vardır, fakat çoğunlukla 12 ile 18 ay arasında ilk sözcükler oluşmaya başlar. Genellikle çocuklar konuşmaya anlamsız sesler ve sözcükler çıkartmakla başlar, fakat bazı “mükemmelliyetçi” çocuklar sözcükleri tam ve doğru söyleyebilecekleri ana kadar sessiz kalmayı tercih edebilirler. “Konuşma geriliği” yaşadığı düşünülen bazı çocuklar umulmadık bir anda eksiksiz cümleler kurmaya başlayabilir.

Birçok ebeveyn çocuklarının gelişimiyle ilgili birtakım endişeler yaşayabilir ve bunların en başında konuşmanın gelmesi anlaşılır bir sebeptir. 3. yaş gününü kutlamış, fakat konuşmaya başlamamış çocuklara Okumaya devam et

Dyslang Projesi ve SAS Merkezi

20130506_121449Disleksi ve yabancı dil öğretimi ” Dyslang ” adlı projede tek ve özel bir kurum olarak merkezimizde yer almaktadır.

Disleksi, dilden bağımsız olarak Avrupa nüfusunun %10′ unu etkileyen okuma ve yazma edinimi zorluğudur. Uygun müdahale ve destek olmaksızın, disleksik öğrenciler tüm derslerde müfredata erişim ve akademik başarı için gerekli okuryazarlık becerilerini geliştiremezler.  Okumaya devam et

‘’Kasketli Arkadaşım’’

Çok uzaklardan gelen bir baba ile değerlendirme görüşmesine başlamış ve oğlu hakkında bilgi almaya çalışıyordum. Farklı olan bir durum vardı. Bir eksiklik vardı, onu dinliyor ama ötesine geçemiyordum. Onu dinlerken kendimi onun yerine koyamayacağımı anlıyor ve sadece dinlemekle yetiniyordum. Oğlu için yapabileceklerinin sınırı olmayan güçlü bir baba, sevgi ve umut dolu, araştıran, doğru kişilerle tüm limitlerini zorlayarak çalışan bir baba,

karşımda benden tek isteği ‘’güven’’ olan bir baba… Okumaya devam et

Hürriyet Ankara Ekindeydik!

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Disleksi, Öğrenme Güçlükleri, Konuşma Bozuklukları ve Otizm gibi çeşitli tanı gruplarıyla yaptığımız çalışmayı özetleyen haberimiz Hürriyet Ankara Ekindeydi.(07.04.2013)SAS Hürriyet Ankara Eki

Bunaldığımız Bir Anda İyi ki Karşımıza Çıktınız …

DSC_0313

Bugünkü yazımda sizlere ‘Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’ tanısı ile bize başvuran bir danışanımızın kısa hikayesini anlatmak istiyorum. Kendisi 7 yaşında. Bu sene ilkokul 1. sınıfa başlamış. Okulun başlamasıyla birlikte ev ve sosyal yaşantısında ailesini zorlayan dürtüsel davranışları ciddi şekilde bir artış göstermiş ve ailesi okuldan aldıkları geri bildirimlerden de çok yorulmuşlardı.

Onun için yaptığımız değerlendirmeler ve aileden alınan geri bildirimler neticesinde görülen en belirgin zorluklarının, motivasyon eksikliği, Okumaya devam et

‘’Ben böyleyim diye üzülme anne hayatı akışına bırak!!’

Bu büyük sözlerin sahibi kendisi ufak ama yüreği kocaman bir danışanıma ait. Daha önce de belirttiğim gibi benim her biri bir diğerinden değerli çok önemli öğretmenlerim oldu fakat beni deneyim olarak en üst noktaya her zaman çocuk öğretmenlerim taşıdı. 8 yaşında serabral palsi (CP) hastalığı olan bir danışanımdı.

Onu çok seven kocaman bir ailesi var. Bunu daha ilk görüşmemizden anlamıştım. Bana bir aile çizmesini istediğimde kocaman bir aile çizmiş ve kendisini en ortaya, en güvenli yere yerleştirmişti. Minicik elleri ile hastalığına rağmen Okumaya devam et

İşiten Kulağımız, Dinleyen Beynimiz

İşitme; konuşma ve dil gelişimi başta olmak üzere bütün gelişim sistemi üzerinde belirleyici rol oynayan bir duyumuzdur. Peki işiten kulağımız mıdır, beynimiz midir?

Duymak ve dinlemek birbirinden farklı iki kavramdır. Duymak kulağın işlevi iken dinlemek beynin işlevidir. Örneğin; dışarıda bir yağmur sesi duyduğumuzda bu sesi duyan kulağımızdır, ancak yağmur sesi olduğunu bize söyleyen ise beynimizdir. Yani duyduğumuzu algılamamız ve anlamlandırmamız gerekir. Dolayısıyla kulakların iyi duyması tek başına dinleme için yeterli olmayabilir. İyi bir dinleyici olmak için beynin kulak vasıtası ile duyduğu sesleri algılaması, ayırt etmesi ve işlemesi gerekir. Ayrıca iyi bir dinleyici olmak için dikkat ve konsantrasyonun uzun süreli olması ve hafızanın da güçlü olması gibi farklı işlevlere ihtiyaç vardır.

DSC_0465

İşitsel İşlemleme süreci bozulduğunda duyulan sesler algılamayı olumsuz etkiler. İşitsel İşlemleme Bozukluğu yaşayan çocuklar; gelişim düzeyleri, zeka seviyeleri normal olduğu halde özellikle arka planda gürültü olduğunda, konuşulanı anlamada, komutları takip etmede ve birbirine benzer sesleri ayırmada güçlük yaşarlar. Örneğin; ebeveynler ya da öğretmenler bu durumu Okumaya devam et