Otizm Nedir? Otizme İşaret Olabilecek Belirtiler Nelerdir?

Günümüzde her 88 çocuktan birine otizm tanısı konmaktadır. Otizmli bireyler duyusal yollarla aldıkları bilgiyi işlemlemede ve bütünlemede çeşitli zorluklar yaşar. Otizm de hem fiziksel hem de psikolojik yalnızlık söz konusudur.

Otizm yaşamın ilk 3 yılı içinde ortaya çıkan, yaşam boyu süren, kişinin iletişim, diğerleriyle ilişki kurması ve çevereye doğru tepkiler vermesini etkileyen beyin fonksiyon bozukluğudur. (NIH 1997. Korkmaz 2000).

FullSizeRender (6)

Otizmde İşaret Olabilecek Belirtiler

  • İnsanlarla iletişim kurmada zorluk

  • Göz kontağı kurmaktan kaçınma

  • Temastan ve kucağa alınmaktan hoşlanmama, anneye aşırı bağlanma ya da hiç bağ kuramama.

  • Cevap vermek yerine kendisine söylenenleri tekrar etme. (Ekolali)

  • İsmiyle çağırıldığında tepkisiz kalma ve cevap vermeme.

  • Etkileşim içinde olmaktansa yalnız kalma,

  • Sözel veya sözel olmayan (yüz ifadesi gibi) bir takım ifadelere tepki vermeme.

  • Çoğunlukla konuşma gecikmesi ya da hiç konuşamama.

  • Ses tonunun monotonluğu, “robot” veya mekanik ses tonu ile konuşma.

  • Kendilerinden “Ben” yerine “O” veya kendi ismiyle söz edebilirler. Örneğin “Ben süt içmek istiyorum” yerine “O süt içmek istiyor” gibi.

  • Çoğunlukla konuşmayı kendiliğinden başlatma ve sürdürmede zorlanma

  • Yaşıtlarının oynadığı oyuncaklar ilgilerini çekmez

  • Dönen objelere ilgi duyma; araba tekerleği, tencere kapağı, çamaşır makinesi, topaç gibi

  • Yumuşak ve tüylü objelere elleyememe veya bunlardan çekinme; tüylü oyuncaklar, hamur ve parmak boyası gibi

  • Yinelenen davranışlar; kendi etrafında dönme, sallanma, zıplama, kuş gibi kanat çırpma ve aynı sözleri tekrarlama gibi

  • Tehlikelerin farkına varmakta zorlanma

  • Nedensiz ağlama, bağırma veya çığlık atma

  • İnce ve kaba motor becerilerinde yaşıtlarında geride kalma

  • Çevrelerindeki değişime fazla tepki gösterme; eve gelen yabancılar, yeni bir bakıcı, mekan değişimleri gibi

  • Bazı eşyalara aşırı tutkun olma. Örneğin; gazoz kapakları, deterjan kutuları, cep telefonları, elektrik kabloları gibi

  • Bazıları eşyaları tatma ve koklama yoluyla tanıma eğilimi: Her türlü şeyi koklayabilirler veya ağızlarına götürebilirler.

  • Bu çocukların bazı yetenekleri arasında büyük uçurumlar olabilir. Motor gelişimde yaşına uygun hatta yaşının üstünde birtakım beceriler gösterebilirken, sosyal gelişimde ancak çok ufak bir çocuğun sosyal becerilerine sahip olabilir.

  • Taklit becerileri yoktur

  • Sosyal ortamlarda rahatsız olurlar· Büyük mağaza, çarşı vb. kalabalık ortamlardan uzak kalmak isterler

  • Sosyal kurallara uymakta güçlük çekerler.

  • Seslere karşı aşırı hassasiyet. Kalabalık ortamlarda kulak kapatmak gibi.

Psikolog Çiğdem Doğan

Dünyayı Farklı Algılamak – Otizm

otizmÇoğumuz duyusal bilgileri işlemlemede, filtrelemekte, gelen uyarının hangisinin ne kadar önemli olduğunu ayırt etmede ve dikkatimizi nereye vereceğimizi belirlemede sıkıntı yaşamayız. Fakat otizmli bireyler doğdukları andan itibaren duyusal yollarla aldıkları bilgiyi işlemlemede ve bütünlemede çeşitli zorluklar yaşar. Koku, tat, görme, işitme ve dokunma gibi beş duyu organının yanı sıra, otizmli bireylerde hareket ve denge duygularının işlemleme süreçlerinde de farklılıklar gözlemlenebilir. Dolayısıyla hem kendileriyle ilgili algılarını hem de çevreleriyle olan bağlantılarını anlamlandırma noktasında bazı problemlerle karşılaşabilirler. Bu problemler temel olarak, sosyal etkileşim, iletişim ve tekrarlayıcı ilgi alanları gibi noktalarda kendini gösterir.

Otizmli bireyler bazı duyusal uyaranlara karşı aşırı duyarlı olabilirler. Küçük bir uyaran, onlar için büyük bir etki yaratabilir. Örneğin; sese karşı aşırı duyarlı olanlar, gürültülü bir sınıf ortamında ya da elektrik süpürgesi çalıştığında kulaklarını kapatabilirler. Tat alma duyusu aşırı hassas olanlar, yemek konusunda seçici davranabilir.

Bazı bireyler ise, duyusal uyaranlara karşı daha az duyarlı olabilirler. Örneğin; sese karşı az duyarlı olan otizmli bireyler, yüksek sesli uyaranlardan hoşlanır ve müzik dinlerken, televizyon izlerken oldukça yüksek seste dinlerler. Bunların yanında, aynı anda aşırı ya da az duyarlı olma durumu da görülebilir (Örneğin; bazı duyulara aşırı duyarlıyken, bazılarına az duyarlı olma hali gibi…).

Aşağıda verilen örnekler duyusal uyaranlara karşı aşırı hassasiyete sahip durumlarını göstermektedir. Hangi duyu organına karşı aşırı-duyarlı oldukları parantez içerisinde belirtilmiştir.

  • Eylül, çocuk parkındaki oyuncaklardan uzak durmaktadır. Salıncakta sallanırsa ya da kaydıraktan kayarsa ağlama krizleri başlar. ( hareket duyusuna aşırı duyarlı)
  • Mert, giydiği kıyafet konusunda oldukça seçicidir. ( dokunma duyusuna aşırı duyarlı)
  • Efe’nin annesi saç kurutma makinesini çalıştırdığında Efe ağlamaya başlar. ( işitme duyusuna aşırı duyarlı)
  • Duru, teyzesinin onları ziyaret etmesinden hiç hoşlanmaz. Teyzesi etkili bir parfüm kullanmaktadır. ( koku duyusuna aşırı duyarlı)
  • Doruk, tatsız-tutsuz yemekleri yemeyi sever. ( tat alma duyusuna aşırı duyarlı)

Aşağıda verilen örnekler duyusal uyaranlara karşı az duyarlı olma durumlarını göstermektedir. Hangi duyu organına karşı az-duyarlı oldukları parantez içerisinde belirtilmiştir.

  • Ozan, koltukların üzerinde, yatağında, trampolinde zıplamaktan zevk alır. ( hareket duyusu az duyarlı)
  • Burak, sürekli olarak ellerini göz hizasına getirip, sürekli olarak onlara bakma ihtiyacı duyar. ( görme duyusu az duyarlı)
  • Elif, kanepenin arkasında sıkı bir köşede gizlenmek ister. ( dokunma duyusuna karşı az duyarlı)
  • Kaan, ses çıkaran ya da müzik çalan oyuncaklarıyla daha çok oynar. ( işitme duyusu az duyarlı)
  • Doğa, nesneleri sürekli ağzına koymak ister. ( tat alma duyusu az duyarlı)

Eğer siz de yukarıda verilen örnekler gibi durumları çocuklarınızda gözlemliyorsanız, merkezimizdeki uzmanlarımıza başvurabilir, uyguladığımız dinleme programları sayesinde çocuğunuzun duyusal işlemleme süreçleri ile ilgili yaşadığı sorunlara nasıl yardımcı olabileceğimizi daha yakından öğrenebilirsiniz.

Hürriyet Ankara Ekindeydik!

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Disleksi, Öğrenme Güçlükleri, Konuşma Bozuklukları ve Otizm gibi çeşitli tanı gruplarıyla yaptığımız çalışmayı özetleyen haberimiz Hürriyet Ankara Ekindeydi.(07.04.2013)SAS Hürriyet Ankara Eki

SAS’ın İzmir Günleri

SAS Ankara ve İstanbul merkezlerimizi neredeyse hergün İzmir’den arayanlar oluyor. Onlardan en çok duyduğumuz cümle “ Ankara ve İstanbul da merkezleriniz varken neden İzmir’de yok?”. Kimi danışanlarımızda İzmir’den kalkıp Ankara ve İstanbul merkezlerimize başvuyorlar. Yaşanan bu yoğun talep üzerine, adının bile bizi heyecanlandırdığı SAS İzmir projemizin temellerini 2012’de attık.

DSCN9771İlk adım İzmir’de seminer düzenlemekti. Ankara ve İstanbul merkezlerimizde düzenlediğimiz seminerlerin aksine yeni bir şehirde seminer düzenlemek hepimizi heyecanlandırmıştı.

Sömestr tatilinin başlamasıyla SAS İzmir Nöro-İşitsel Eğitim programına başladık. İzmir’de yeni aile ve çocuklarla tanışacak olmak hepimizde merak uyandırıyordu. Yaptığımız ilk görüşmelerle artık SAS İzmir sömestr danışanlarımız belli oldu.

Çocuklar ve ailelerle çok keyifli günler geçirdik. SAS Programlarına katılan tüm çocuk ve aileleri tanımaktan çok mutlu oldum. En önemlisi danışanlarımızdan olumlu geri dönüşler alabilmekti. Bunun gerçekleşmesi SAS İzmir projesinin başarısını katladı. Okumaya devam et

SAS’ı Tanıyalım

brainKendimizi, bakış açımızı, uyguladığımız programlarımızı sadece tek bir yazıda açıklamak hiçte kolay değil aslında. Bu yüzden de bu blogumuzu kurduk. Ama SAS’ta ne yaptığımızı anlatan aşağıdaki kısa yazı umarım sizleri şimdilik biraz aydınlatır.

Beynimiz, duyularımız aracılığıyla alınan bilgilerin işlendiği merkezdir. Beyin, bilgiyi işler, organize eder, ayırır, filtreler ve depolar. Okumaya devam et