Konuşmayı Öğrenmek

speech2Her çocuk farklı yaşlarda konuşmayı öğrenir. Kimi çocuklar için bu süre 6 ay gibi erken bir dönem olabileceği gibi, bazılarının ise daha çok zamana ihtiyacı vardır, fakat çoğunlukla 12 ile 18 ay arasında ilk sözcükler oluşmaya başlar. Genellikle çocuklar konuşmaya anlamsız sesler ve sözcükler çıkartmakla başlar, fakat bazı “mükemmelliyetçi” çocuklar sözcükleri tam ve doğru söyleyebilecekleri ana kadar sessiz kalmayı tercih edebilirler. “Konuşma geriliği” yaşadığı düşünülen bazı çocuklar umulmadık bir anda eksiksiz cümleler kurmaya başlayabilir.

Birçok ebeveyn çocuklarının gelişimiyle ilgili birtakım endişeler yaşayabilir ve bunların en başında konuşmanın gelmesi anlaşılır bir sebeptir. 3. yaş gününü kutlamış, fakat konuşmaya başlamamış çocuklara Okumaya devam et

Hürriyet Ankara Ekindeydik!

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Disleksi, Öğrenme Güçlükleri, Konuşma Bozuklukları ve Otizm gibi çeşitli tanı gruplarıyla yaptığımız çalışmayı özetleyen haberimiz Hürriyet Ankara Ekindeydi.(07.04.2013)SAS Hürriyet Ankara Eki

İşiten Kulağımız, Dinleyen Beynimiz

İşitme; konuşma ve dil gelişimi başta olmak üzere bütün gelişim sistemi üzerinde belirleyici rol oynayan bir duyumuzdur. Peki işiten kulağımız mıdır, beynimiz midir?

Duymak ve dinlemek birbirinden farklı iki kavramdır. Duymak kulağın işlevi iken dinlemek beynin işlevidir. Örneğin; dışarıda bir yağmur sesi duyduğumuzda bu sesi duyan kulağımızdır, ancak yağmur sesi olduğunu bize söyleyen ise beynimizdir. Yani duyduğumuzu algılamamız ve anlamlandırmamız gerekir. Dolayısıyla kulakların iyi duyması tek başına dinleme için yeterli olmayabilir. İyi bir dinleyici olmak için beynin kulak vasıtası ile duyduğu sesleri algılaması, ayırt etmesi ve işlemesi gerekir. Ayrıca iyi bir dinleyici olmak için dikkat ve konsantrasyonun uzun süreli olması ve hafızanın da güçlü olması gibi farklı işlevlere ihtiyaç vardır.

DSC_0465

İşitsel İşlemleme süreci bozulduğunda duyulan sesler algılamayı olumsuz etkiler. İşitsel İşlemleme Bozukluğu yaşayan çocuklar; gelişim düzeyleri, zeka seviyeleri normal olduğu halde özellikle arka planda gürültü olduğunda, konuşulanı anlamada, komutları takip etmede ve birbirine benzer sesleri ayırmada güçlük yaşarlar. Örneğin; ebeveynler ya da öğretmenler bu durumu Okumaya devam et

SAS’ın İzmir Günleri

SAS Ankara ve İstanbul merkezlerimizi neredeyse hergün İzmir’den arayanlar oluyor. Onlardan en çok duyduğumuz cümle “ Ankara ve İstanbul da merkezleriniz varken neden İzmir’de yok?”. Kimi danışanlarımızda İzmir’den kalkıp Ankara ve İstanbul merkezlerimize başvuyorlar. Yaşanan bu yoğun talep üzerine, adının bile bizi heyecanlandırdığı SAS İzmir projemizin temellerini 2012’de attık.

DSCN9771İlk adım İzmir’de seminer düzenlemekti. Ankara ve İstanbul merkezlerimizde düzenlediğimiz seminerlerin aksine yeni bir şehirde seminer düzenlemek hepimizi heyecanlandırmıştı.

Sömestr tatilinin başlamasıyla SAS İzmir Nöro-İşitsel Eğitim programına başladık. İzmir’de yeni aile ve çocuklarla tanışacak olmak hepimizde merak uyandırıyordu. Yaptığımız ilk görüşmelerle artık SAS İzmir sömestr danışanlarımız belli oldu.

Çocuklar ve ailelerle çok keyifli günler geçirdik. SAS Programlarına katılan tüm çocuk ve aileleri tanımaktan çok mutlu oldum. En önemlisi danışanlarımızdan olumlu geri dönüşler alabilmekti. Bunun gerçekleşmesi SAS İzmir projesinin başarısını katladı. Okumaya devam et

SAS’ı Tanıyalım

brainKendimizi, bakış açımızı, uyguladığımız programlarımızı sadece tek bir yazıda açıklamak hiçte kolay değil aslında. Bu yüzden de bu blogumuzu kurduk. Ama SAS’ta ne yaptığımızı anlatan aşağıdaki kısa yazı umarım sizleri şimdilik biraz aydınlatır.

Beynimiz, duyularımız aracılığıyla alınan bilgilerin işlendiği merkezdir. Beyin, bilgiyi işler, organize eder, ayırır, filtreler ve depolar. Okumaya devam et