Yönergeye Kulak Ver

Sesler ve sesleri algılayışımız üzerine çok nadir olarak düşünmemize rağmen, aslında gün boyunca birçok farklı ses duyup bunları işlemliyoruz. Bir uçak sesi duyduğumuzda biliyoruz ki ses yukarıdan geliyor. Birinin arkamızdan adımızı seslendiğini duyduğumuzda düşünmeksizin arkamızı  dönüyoruz. Peki, tüm bu seslerin nereden geldiğini nasıl biliyoruz?

İki Kulağa Sahip Olmanın Sihri
Başımızın iki yanında iki farklı kulağa sahip olmak ve kulaklarımızın işittiğini iyi bir işlemleme sürecinden geçiren beynimiz, seslerin nereden geldiğini anlamamızı mümkün kılar. Sağ yanımızdan gelen bir ses küçük bir an farklıyla sağ kulağımıza sol kulağımızdan daha önce ulaşır. Ayrıca, kulaklarımıza ulaşan sesin şiddetindeki ve tonlamasındaki küçücük bir fark beynimizin bilgiyi işlemlemesine ve sesin yönünü anlamasına olanak sağlar. Sesleri işlemlemek ve nereden geldiğini anlamak, mesela karşıdan karşıya geçerken hayati önem taşır. Aynı zamanda dinlememiz gereken kişiye ve sese odaklanmamızı sağlar. Örneğin, derste sınıfın önünde ders anlatan öğretmeni dinlerken diğer seslere kulak vermeyiz.


Beynini Şaşırt
Beynimizin aslında bizi ne kadar iyi idare ettiğini anlayabilmek adına, küçük aldatıcı bir oyunla beynimizi şaşırtabiliriz. Bu şaşırtmaca için ihtiyacımız olan materyaller iki tane huni haline getirilmiş kağıt, iki tane bükülebilir pipet ve bant. Huni haline getirilmiş kağıtların uç kısmına geçirilmiş olan pipetleri çapraz gelecek şekilde birbirine tutturup pipetlerin uçlarını kulaklarımıza geçireceğiz. Bu aşamadan sonra ihtiyacımız olan tek şey ses. Birinden yanımızda yürüyüp el çırpmasını isteyeceğiz ve gözlerimizin kapatıp sesin yönünü tahmin edeceğiz. Gözlerimizi açtığımızda o sesin geldiği yer bizim beklediğimiz yer olmayacak.

İyi bir işitsel kavrama süreci hem güvenliğimiz hem de etkili öğrenmemiz için gerçekten çok önemlidir.

Helena Karabulut
Kurucu Ortak