Etkili İletişimin Sırları – Bölüm 4

Bu post ebeveyn, öğretmen, danışman ve bu tarz konularla ilgilenenlere yardımcı olması amacıyla hazırlanmış çalışmaların dördüncüsüdür. Verilen örnekler, bireylerin birbirleriyle daha sağlıklı bir iletişim kurmalarını sağlayan ipuçlarını içermektedir. Önceki postlarımızdaki soru-cevap şeklinde paylaştığımız önerileri de okuyabilirsiniz. Aşağıda devam niteliğinde olan 6 tane daha soru-cevap bulabilirsiniz.

19. Hepsi / Herkes mi? Öyle olmayan birini / bir şeyi gördünüz mü?

Hepimiz genelleme yetisine sahibiz, fakat bazen bu durum sınırlayıcı olabiliyor ve bu da önyargının temellerini oluşturabiliyor. “İnsanlar genelde açgözlüdür.” Hepsi mi? Öyle olmayan birini gördünüz mü? “Köpekler tehlikelidir.” Bütün köpekler mi? Öyle olmayan bir köpek gördünüz mü? Kendi karşı-örneklerinizi bile bulabilirsiniz. “Dilsel becerileri öğrenmek zordur.” Bütün dilsel becerileri mi? Bebekken çabasız bir şekilde edinilen beceriler de mi?

20. Eğer bu gece bir mucize olsa…

İnsanlar ne istediğini bilemediklerinde veya bir problemin çözüldüğünü hayal etmede zorlandıklarında bu gerçekten zorlu bir süreçtir. Bu gece bir mucize olsa ve sen yarın sabah uyandığında, her şey (hayatında, işinde..) tam olarak istediğin gibi olmuş olsa, sizce nasıl bir mucize gerçekleşmiş olabilir? Böyle bir mucizenin olmasına izin vermek için, görmek, hissetmek ve inanmak istediğiniz ne olurdu? Mucizeler insanın önceden koymuş olduğu sınırların önüne geçerek zihni özgür kılar. Böylelikle bir mucize gerçekleşmiş olur…

DSC_000421. Seni durduran şey ne?

“Ben yapamam.” cümlesini duyduğunuzda, inançlarınızı sınırlayan bir durum söz konusu olabilir. Böyle bir durumla karşı karşıya geldiğinizde şunları sorabilirsiniz: “Ben kilo veremem.” veya “İnsanların isimlerini hatırlayamam.” gibi durumlarda; “Seni durduran şey nedir?” diye sorabilirsiniz. Bu soruyu cevaplamadan önce, kendi kendilerinin önüne geçtiklerini vücut dilleriyle de rahatlıkla görebilirsiniz: göz hareketleri, mimikler vb. Eğer izlerseniz veya dinlerseniz, bunu yaptıklarını rahatlıkla görebileceksiniz. Ama eğer “Ben insanların göz hareketlerini takip edemem.” derseniz; sizi durduran şeyin ne olduğunu bulmanız ve bulduğunuz zaman ne olacağını bilmeniz gerekir.

22. Özellikle hangisi / ne / kim?

İnsanlar konuşurken ne anlatmak istedikleri hakkında belirsiz olmalarına neden olan kelimeleri sıklıkla kullanırlar. “Avantaj daima onlarda.” gibi bir durumda; “Özellikle avantajlı olan kim?” şeklinde bir soru yöneltilebilir. Ya da “Hiçkimse benim söylediklerimi dinlemiyor.” gibi bir durumda ise; “Ne gibi şeyler söylediğinde kim seni dinlemiyor?” gibi.
Bu sorular dinleyicinin kim ve ne hakkında konuşulduğu konusunda kesin bir sonuca ulaştırır ve konuşmacıyı da gerçeklikle bağdaşan bir sürecin içine çekmek de mümkün olur.

23. Kendini nasıl durduyorsun?

Bir probleme sahip olmak insanın çok fazla enerjisini alır. Bu soru ise; güçlü olanın sizin olduğunuzu görmenize yardımcı olacaktır. “Organize olamıyorum.” “Kendini nasıl durduyorsun?” gibi.
İnsanlar kendilerini durdurmayı sonlandırmak için daima değişiklikleri saptayacaklardır.
“Ne yaparsam yapayım zayıflayamıyorum.” “Seni zayıflamaktan alıkoyan engel ne?” İnsanlar bu sorunun cevabını düşünmeye başladıkları zaman, problem çözme yetilerini tekrar kazanıp var olan güçlerini ortaya çıkarabiliyorlar.

24. Merak ettiğim…, Bilmek istediğim şey… vb.

Sorular bazen zorlu olabilir, bu yüzden anlaşma, uyum oldukça gereklidir. Soruları yumuşatmak yardımcı olabilir ve tutarsızlığı da azaltabilir. “Başarmak istediğin şeyin ne olduğunu merak ediyorum. Bunu nereden bildiğini merak ediyorum. Seni hayal kırıklığına uğratan şeyin ne olduğunu merak ediyorum.” gibi cümleler ile soruları yumuşatmak mümkün olabilir.

Etkili İletişimin Sırları – Bölüm 2

Bu post ebeveyn, öğretmen, danışman ve bu tarz konularla ilgilenenlere yardımcı olması amacıyla hazırlanmış çalışmaların ikincisidir. Verilen örnekler, bireylerin birbirleriyle daha sağlıklı bir iletişim kurmalarını sağlayan ipuçlarını içermektedir. Önceki postumuzdaki ilk 6 soru-cevap kısmını da okumanızı öneriyoruz.  Aşağıda devam niteliğinde olan 6 tane daha soru-cevap bulabilirsiniz. Yazımızın orjinal dili ingilizcedir. Dileyen okurlar inglizce blog sayfamızdan da yazıyı okuyabilirler.

Etkili İletişim 27. Yapsaydın / Yapabilseydin ne olurdu ?

Bireyler çoğunlukla “Yapamam.” diyerek kendilerine ve inançlarına limit koyarlar. Bu soruyu sorduğunuzda, onlar için mümkün fakat yine sınırlı olan şeyin ne olduğunu düşünürler. “Kendi işimi kuramam.” Kuramazsan ne olur? ya da “Hedefime ulaşamam.” Ulaşsaydın ne olurdu?” gibi sorular sorarak karşınızdaki bireyin soruya cevap vermeden önce eğer yapabilseydi neler olabileceğini düşünmesini sağlarsınız. Bu durumu karşınızdaki bireyin jest ve mimiklerinden de anlayabilirsiniz.
8. ………. ne ifade ediyor ?

İnançlar bir dilde iki şekilde ortaya çıkar: “A, B demektir” veya “A, B’ye neden olur” gibi. Bir birey “A, B demektir” dediğinde, inançlarını ifade eder. Örneğin; “Benim bir vasfım yok, ben bir aptalım.” dediklerinde: Bir vasfının olmaması aptal olduğu anlamına nasıl gelir? “Ben kelim, kadınlar benden hiç etkilenmezler.” dediklerinde ise: Kel olmanın kadınlara karşı etkili olmadığı anlamına nasıl gelir ? İnançlar yığınladır, bu yüzden dikkatli olmalısınız! Bu soruyu sorduğunuzda, bir çok şeyi de açığa çıkarabileceksiniz.

9. Eğer yapmazsan, ne olur ?

“Zorundayım, yapmalıyım” gibi sözcükleri karşınızdaki bireyin sınırlı bir seçeneği olduğunun bir işaretidir. Bu durumda bireyi alternatifleri düşünmeye teşvik edebilir ve zihinlerinde var olan haritayı da genişletebilirsiniz. “Ebeveynlerimi mutlu etmek zorundayım.” gibi bir durumda; Eğer mutlu edemezsen, ne olur? Ya da “Organize olmalıyım.” dediklerinde: Olamazsan , ne olur? Seçenek, hiçbir seçeneğiniz olmamasından çok daha iyidir, bu nedenle olasılıkları düşünmek faydalıdır.

10. …………………. nasıl olur / neye sebep olur ?

İnsanlar bazı durumlar için sebeplerden/nedenlerden hoşlanırlar ve bu sebepler genellikle içinde bir inancı barındırır. Eğer bu sebep inançları sınırlıyorsa, bununla mücadele edilmelidir. “Antrenör olmayı öğrenemem/beceremem, çünkü yeterli olduğumu düşünmüyorum.” gibi bir durumda; Bu şekilde düşünmek, öğrenmeyeceğin anlamına nasıl geliyor? “Tele-satış zor olduğu için, çalışanlarımızda motivasyon eksikliği var.” Tele-satışın zorlayıcı olması, çalışanlarınızı motive etmenin zor olduğu anlamına nasıl geliyor? Bu soruyu sorduğunuzda, insanlar önceden yaratmış oldukları ve sürdürdükleri düşünceyi bir kez daha düşüneceklerdir.

11. Nereden biliyorsun ?

Bazı insanlar kendi yaşadıklarından yola çıkarak bir iddiada bulunduklarında, “Nereden biliyorsun?” diye sorabilirsiniz. Bunu sorduğunuzda, a) iletişimi keserler veya b) nasıl bildikleri sürecini doğrulamaya çalışırlar. Bu şekilde bilgi (sözsüz-iletişim) alabilirsiniz. “Bunalımdayım.” Nerden biliyorsun? Bu tarzda bir soruya insanlar cevap verdiklerinde, inanış biçimlerini açıklarlar ve bu düşünce hakkında daha fazla bilgi sahibi olursunuz. “Tam bir fiyaskoyum.” Nereden biliyorsun? “Çünkü geçen ayki hedefimi gerçekleştiremedim.” Daha sonra bu düşünceyle başa çıkabilirsiniz. Geçen ayki hedefini gerçekleştirememek, nasıl bir fiyasko olduğun anlamına geliyor?gibi.

12. Daha belirgin/açık bir şekilde nasıl ?

Eylemlere yönelik sorduğunuz sorularda daha fazla bilgi edinmeniz mümkün olabilir. Böylelikle karşınızdaki insanın iç dünyasında neler olup bittiği hakkında daha kapsamlı bir bilgi edinebilirsiniz. “Bana karşı çok bencildi.” Bencil derken, daha açık bir şekilde anlatabilir misin? “Bu iş biraz pürüzlü olabilir.” Pürüzlü olabilir derken, biraz daha açık anlatabilir misin? gibi. Olumsuz durumlarda bile bu soruyu kullanabilirsiniz. “İyi bir performans sergilemiyor.” İyi bir performans sergilemiyor derken? gibi.