Çocuğunuza Karşı Öfkenizi Yönetmeniz İçin 5 İpucu

Kim demiş çocuklarınıza öfkelenmeyin, kızmayın psikolojisi bozulur diye. Ben kefilim öfkelenmeyle, kızmayla çocuğun psikolojisi bozulmaz. Öfke en temel insani duygulardan biridir. İnsan öfkelenince çocuğunu askıya asıp çıkası geliyor itiraf edelim. Öfkeleniyoruz evet ama mühim olan öfkemizle nasıl baş edeceğimiz, olumsuz davranışlara başvurmadan bu duyguyu nasıl atlatacağımızdır. Örneğin; Bir akşam çok yorgun geldiniz ya da evde çok yoruldunuz. Çocuğunuz hiç olmadık davranışlar sergiliyor. Adeta sizi öfkelendirmeye and içmiş. Sizin de tepe tüyleriniz attı. Öfkeyle kalkanın nasıl oturacağı umurunuzda değil.

FullSizeRender (21)Şimdi ne olacak? İşte 5 öneri;

1) Öfke anında kısacık mola verin: Tepki göstermeden önce derin nefes alın ve 10’a kadar sayın. Eğer öfkeniz artarak devam ediyorsa, balkona ya da yürüyüşe çıkın.

2) Öfkenizin asıl sebebini düşünün: Bu öfkenin asıl sebebi çocuğunuz mu yoksa işte ya da evde bir şeyler mi oldu?

3) Öfkenizi ifade edin: Çocuğunuzun davranışının yanlış olduğunu ve buna öfkelendiğinizi ona anlatın.

4) Çocuğunuzu dinleyin: Çocuğunuzun söylediklerine kulak verin. Onu, size kızdığı şeyi anlatabilmesi için cesaretlendirin.

5) Empati kurun: Çocuğunuz kötü bir gün geçirmiş olabilir. Sizi öfkelendiren davranışının altındaki sebebi düşünüp, onu anlamaya çalışın.

Unutmayın: öfkenin gelip, geçici ve kimseyi kırmayanı makbuldür. 

Psikolog Çiğdem Doğan

Etkili İletişimin Sırları – Son Bölüm

Bu post ebeveyn, öğretmen, danışman ve bu tarz konularla ilgilenenlere yardımcı olması amacıyla hazırlanmış çalışmaların sonuncusudur. Verilen örnekler, bireylerin birbirleriyle daha sağlıklı bir iletişim kurmalarını sağlayan ipuçlarını içermektedir. Önceki postumuzdaki soru-cevap şeklinde paylaştığımız önerileri de okuyabilirsiniz. Aşağıda devam niteliğinde olan 8 tane daha soru-cevap bulabilirsiniz.

1. bölüm, 2. bölüm, 3. bölüm, 4. bölüm, 5. bölümü okumak için tıklayınız.

31. İstediğini elde etmek için ne yapacaksın? Hangi adımları atacaksın?

Hedeflerin çoğu eylem gerektirir, bu yüzden nereden başlayacağınızı bilmek oldukça önemlidir. Bazı insanlar, her adımlarını planlamayı severler, diğerleri ise anlık dürtülerine güvenmek yerine hedeflerini net tutarlar. Her iki yolda da ne istediğinize karar vermek çok önemlidir.
Örneğin;
Zengin olduğun zaman ne yapacaksın?
Zayıflamak için hangi adımları atacaksın? gibi…
Bazı insanlar, bir hedefi belirlemek için 24 saat içinde bir adım atılması gerektiğini düşünüyorlar. Bu durumda sinir sistemine bir mesaj yollanır.

32. Kim / Ne daha iyi?; En iyi Kim / Ne ile karşılaştırılabilir? (Daha hızlı, kolay vb..)

İnsanlar daima karşılaştırma yaparlar, daha sonra da ne ile karşılaştırdıklarını da unuturlar. Fakat, hatırlamalarına yardımcı olabilirsiniz. “Risk almaktan kaçınmak en iyisidir.” “Neye göre en iyi?” “NLP fobilerden kurtulmak için daha hızlı bir yöntemdir.” “Neye göre daha hızlı?” Karşıdaki bireyin bakış açısını daha iyi bir şekilde öğrenmenize ve onu anlamanıza yardımcı olacaktır. “Neye ya da kime göre daha iyi?” şeklinde bir soru da sorabilirsiniz.

DSC_003533. Söylemek / yapmak / inanmak için onların doğrusu ne olmalı?

Karşınızdaki bireyin bakış açısından yola çıkarak varsayımlarınızı ortaya çıkarmak için kendinize sormanız gereken bir sorudur. Bir cümlenin anlam kazanması için doğru olarak kabul edilmesi gereken şey varsayımlardır. Konuşmadaki varsayımların farkına varabilir ve faydalı olmadığını düşündüklerinizi eleyebilirsiniz.
Örneğin;
-Antrenör olmayı beceremiyorum, çünkü başa çıkabileceğimi düşünmüyorum.”
– Beceremeyeceğini kim söylüyor?
– Düzgün bir şekilde gözümde canlandıramıyorum. Canlandırmak için uygun bir yol var mı bilmiyorum.
– Ne olabilir? Alaycı bir tavır sergileyebilirsiniz. En azından yanlış da olsa gözünüzde canlandırabilirsiniz.

34. Problem / Sorun artık bir önem teşkil etmediğinde, nasıl hissedeceksiniz?

Bu soru bireyi problem olmayan bir hayatın nasıl olduğu hakkında düşünmeye teşvik eder. Tetikleyici, etkili bir sorudur.
Örneğin;
– Kilonuz artık bir sorun olmaktan çıktığında, nasıl hissedeceksiniz?
Böylelikle, bu soru sizi mücadelenin ve problemin nasıl çözüleceğinin de ötesinde bir yere götürür. Eğer birey bu duygu ile “kalma konusunda” istekli ise, çabasız bir şekilde problemi çözmek için gerekli olan adımları kendi kendilerine bulacaklardır.

35. Neden?

Sınırlayıcı inançlar buz dağı gibidir – yüzeyin altında pek çok şey vardır. Birey sınırlayıcı inançlarından bir kısmını anlattığı zaman, bu soru ile yüzeye daha fazlasını çıkarmanıza yardımcı olur.
Örneğin;
– İş planı yapamıyorum.
– Neden?
– Çünkü yeterli zamanım yok.
İnançları ortaya çıkarmak için sorulan bir diğer soru ise; “Nereden biliyorsun?” İnancını size anllatığı zaman, daha fazla bilgi almak için “X neden Y’ye neden oluyor?” sorular da sorabilirsiniz.

36. Bunun doğru olup olmadığını nereden biliyorsun?

İnançlar gerçekten doğru değildir; onlar sadece birer düşüncedir. Bu soru, sınırlayıcı inançlar ile başa çıkabilmenin iyi yollarından birisidir, çünkü bireyin bu soruya cevap verebilmesi için yeni bir inancı hayal etmesi gerekir.
Örneğin;
– Anlaşmayı kaybettim. Asla başarılı olamayacağım.
– Bunun doğru olup olmadığını nereden biliyorsun?
Yeni bir inanç oluşturmanın ilk basamaklarından birisi ise; bireyin bunu düşünmesini sağlamaktır.
– Daima mücadele ediyorum, çünkü hayat çok zor.
– Bunun doğru olup olmadığını nereden biliyorsun?
Yeni bir inancı hayal etmeye başladıkları zaman, eski olan inanç ile yenisini değiştirmek için bir kapı açılır.

37. Aslında bu _________ anlamına gelir.

Eğitimin başında olumlu bir altyapı oluşturmak için etkili bir cümledir. Burada olman, istediğin değişikleri yapabileceğin anlamına geliyor. Beni dinliyor olman, bütün hedeflerine ulaşabileceğin anlamına geliyor. Ayrıca, bu cümleler mantıklı olmak zorunlu değil.

38. Yani _________ inanıyorsun.

Etkili bir eğitim için uyum oldukça önemlidir. Fiziki olarak uyumun sağlanması için pek çok yol olsa da, bu uyum sözel olarak da sağlanmalıdır. Birey doğru olduğunu düşündüüğü bir şeyi söylediğinde ve siz yararsız olduğunu düşündüğünüzde, doğru olmadığını söylemeden, farklı bir yol ile tekrar ona söylemek faydalı olabilir.
Örneğin;
– Ben başarısızım.
– Başarısız olduğuna inanıyorsun.
Bazen insanlar şu şekilde cevap verebilir;
– İnanmıyorum, biliyorum.
Bu iyi bir şey, çünkü bu durumda şu şekilde bir soru sorabilirsiniz;
– Hmmm… Merak ediyorum, peki bunu nereden biliyorsun? gibi…

Ebeveynlik, danışmanlık, koçluk gibi becerileri kapsayan, 6 bölümden oluşan yazılarımızı umarım beğenmişsinizdir. Artık pratik yapabilirsiniz. 38 soru içerisinde kullanabileceğiniz favori soruları seçebilir ve hatırlatma amaçlı küçük notlar taşıyabilir ya da buzdolabınızın üzerine asabilirsiniz. İlk başladığınızda garip hissedebilirsiniz, fakat zamanla iletişim kurarken doğal konuşmanızın bir parçası haline gelecektir.

 

Etkili İletişimin Sırları – Bölüm 3

Bu post ebeveyn, öğretmen, danışman ve bu tarz konularla ilgilenenlere yardımcı olması amacıyla hazırlanmış çalışmaların üçüncüsüdür. Verilen örnekler, bireylerin birbirleriyle daha sağlıklı bir iletişim kurmalarını sağlayan ipuçlarını içermektedir. Önceki postumuzdaki 12 tane soru-cevap şeklinde paylaştığımız önerileri de okuyabilirsiniz. Aşağıda devam niteliğinde olan 5 tane daha soru-cevap bulabilirsiniz.

13. ………… hakkında sizin için önemli olan nedir ?

Herkes için önemli olan değerler vardır. (örneğin; özgürlük, güvenlik, macera gibi) Fakat herkesin “kriter” olarak bilinen hassas olduğu konular da vardır. -İşinizde sizin için önemli olan nedir? “İnsanlara yardım etmek, iyi bir iş çıkarmak ve maddi ihtiyaçları karşılamak.” -İlişkinizde sizin için önemli olan nedir? “Dürüstlük, güven ve saygı.” Kriterler konuların içeriğine göre değişebilir, ayrıca yakınlık ve motivasyonu sağlamak için de bu tür soruları “gündem konusunu” belirlemek adına kullanabilirsiniz. Bu soru-cevaplar hakkında bilgi sahibi olmanın sizin için önemi nedir? gibi.

14. Başarısız olmayacağınızı bilseydiniz, ne yapardınız ?

Pek çok insan başarısızlık korkusu ile geri çekilir ve sıklıkla hayallerine açılacak olan kapıyı kapatırlar. Bu soru ise “o kapıyı” açmaktadır. -Başarısız olmayacağınızı bilseydiniz, ne yapardınız? “İspanyolca konuşmayı öğrenirdim.” -Başarısız olmayacağınızı bilseydiniz, ne yapardınız? “Üniversiteye giderdim.” Başka bir alternatif ise başarısız olmanın sorun olmayacağını bilseydiniz, ne yapardınız?

Etkili İletişim Sırları 3

15. En iyiye ulaştığınız zaman nasıl biri oluyorsunuz ?

Bu soru ise kişinin iç dünyasına ulaşmasını sağlamakla birlikte iyi bir başlangıçtır. -En iyiye ulaştığınız zaman nasıl biri oluyorsunuz? Bu soruyu yanıtlamak, kişinin iç dünyasına (bir dereceye kadar) ulaşmasını sağlar, size “rahatım”, “odaklanmış” gibi anahtar kelimeler sunabilir. Bu tür soruları daha sonradan da tekrarlayabilirsiniz.

16. (Amaçlarınız) içinde bulunduğunuz alanı / durumu nasıl etkiler ?

Hiçkimse dört tarafı çevrilmiş bir ada değildir. İnsanlar yaşamları boyunca bir sistemin parçasıdır ve bir değişikliğin hayatınızı nasıl değiştireceğini / etki edeceğini bilmek iyi bir şeydir. Zayıf / fit & sağlıklı olmak içinde bulunduğunuz durumu / ailenizi / arkadaşlarınızı / işinizi nasıl etkiler? Kendi işinize başlamak ailenizi nasıl etkiler? Zengin olmak arkadaşlıklarınızı nasıl etkiler? Bu etkiler tamamiyle pozitif olabilir – o ya da bu şekilde cevabını öğrenmek sizin için faydalı olacaktır. Bu soru-cevap yöntemlerini öğrenmek çevrenizi nasıl etkiler?

17. Açık bir şekilde kim / ne ?

Bir birey ne zaman bir şey söylese, genellikle bilgiyi net bir şekilde vermekten kaçınır.
Açık bir soru yönelterek, gizli olan bilgiyi açığa çıkarabilirsiniz. “Öğrenmekte zorlanıyorum.” -Özellikle / Daha açık bir şekilde neyi öğrenmek? “Kendi işimizi sunarken sorun yaşıyoruz.” -Özellikle kime sunarken? gibi. Değişik sorular yöneltmek için karşınıza fırsatlar çıkacaktır. Örneğin; “Hiç motive değilim.” – Daha açık bir şekilde ne yaparken motive değilsin? “Herhangi bir şeyi yaparken motive değilim.” “-Herhangi bir şey mi? Bana söylemek için şuan oldukça motive olduğunu görüyorum.” gibi.

18. ………………….. nasıl olurdu ?

Bazen “faaliyet” adı altında yapmamız gerekenler: ilişki, hayal kırıklığı, başarı ve mücadele gibi kelimeler, zamanla “soyut” eylemler haline gelebiliyor.
Bu “soyut” eylemleri “faaliyete” dönüştürebilirsiniz. “Başarılı olmak istiyorum.” Nasıl başarılı olmak istiyorsun? Ya da “Müşteri ilişkilerinde problemlerimiz var.” Müşterilerinizle nasıl bir ilişki kurmak istersiniz? Bir şeyleri değiştirmek için yürürlüğe koymak her zaman için çok daha kolaydır, bu yüzden bu soyut kavramları hemen işleme sokmalısınız. “Hedef belirlemede zorlanıyorum.” Hedeflerini belirlemenin nasıl mümkün olabileceğini söyleyebilir misin? gibi.