SAS Yaz Programları’na Katılmak için 6 Neden

”Eğlenerek Beynimi Geliştiriyorum” yaz programlarımıza katılmanız için 6 neden:

1 – Dikkat Süresi

keep-calm-and-thanks-for-paying-attentionHer çocuğun odaklanma becerileri farklı olsa da bu becerileri geliştirebileceklerini biliyoruz.

Dolayısıyla çocuğunuzun yaşına uygun işitsel ve görsel programlarımız ile dikkat sürelerini uzatabiliyoruz.

 

 

 

2 – Özgüven ve Motivasyon 

Strong child with muscles drawn on chalkboard in elementary schoolProgramlarımız ile hem çocuğunuzun kapasitesinin ortaya çıkmasına hem de çocuğunuzun kendisine olan inancını oluşturarak özgüveni yüksek bir birey olmasına yardımcı oluyoruz.

 

 

 

3 – Bellek Süreçleri 

memory-process-.png-004

 

Duyular aracılığıyla aldığımız bilgilerin beyinde daha iyi bir şekilde organize olmasını ve işlemlemesini sağlayan programlarımız sayesinde çocuğunuzun hafızasını canlı tutabiliyoruz.

4 – Problem Çözme ve Yaratıcılık

636x460design_01Çocuğunuzun problem çözme becerisi için kalıplaşmış ezber yöntemler yerine, yaratıcı fikirler sunmasına olanak sağlayan yeni bilgileri deneyimleyerek öğrenmesine fırsat sunuyoruz.

 

 

5 – İletişim Becerileri 

FullSizeRenderÇocuğunuz ile kuracağımız iletişim yöntemlerinin; destekleyici, düşündürücü ve çözüm oluşturacak yönde olmasına dikkat ederek onun gelişimine yardımcı olmaktayız.

 

 

6 – Motor Becerileri ve Denge

11Dinleti programları ve eğlenceli aktiviteler ile çocuğunuzun hem ince hem de kaba motor becerilerinin gelişmesine yardımcı oluyoruz.

 

 

 

 

 

 

Derleyen: Ergun Karabulut

Disleksi & SAS Programları

Birçok disleksik kelimelerin seslerini doğru sırada yerleştirme problemine de sahip olduğundan bu kişiler kelimeleri yanlış telaffuz etmeye (lolipop kelimesini polilop olarak söylemek gibi) eğilimlidir ve uzun sözcükleri söylemede telaffuzları çok kötüdür. Okumaya başladıklarında, harfleri kendi seslerine dönüştürmede daha yavaş ve kusurludurlar. Görsel sorunlarına benzer şekilde, bu fonolojik yetersizliğin altında muhtemelen temel işitsel yeteneklerdeki bazı eksiklikler yatmaktadır. Harf seslerini, onları diğerlerinden ayıran sesin frekansı ve şiddetindeki değişikliklerde ortaya çıkan ve fonem olarak adlandırılan çok ince farkları detekte ederek ayırt ederiz. Bu akustik değişimlerin deteksiyonu, sesin frekans ve şiddetindeki değişiklikleri izleyen büyük işitsel nöronlar sistemi tarafından başarılır. Disleksiklerde, bu nöronların normal okuyuculardaki kadar iyi gelişemediğini
ve ‘b’ ile ‘d’ gibi benzer sesler arasındaki kesin sınırları işitmenin çok zor olduğunu gösteren kanıtlar artmaktadır.

dyslexia1Birçok disleksik, okuma ile ilişkili görsel ve işitsel problemlerin ötesine geçen ve beyin hücrelerinin bozuk gelişimini açığa vuran kanıtlar gösterir. Bunlar, zamansal değişiklikleri takip için özelleşmiş gibi görünen beyin genelinde bulunan sinir ağlarını oluşturan nöronlardaki problemlerdir. Bütün hücreler, tanıma ve birbirleri ile değmeler oluşturmalarını sağlayan fakat onları antikor saldırısına karşı savunmasız bırakabilen aynı yüzey moleküllerine sahiptirler. Bilim adamları birşeyler üzerinde her zaman uyuşmazlar ve disleksi de görüş ayrılığının olduğu böyle alanlardan biridir.

Son zamanlarda, sesin işlenmesindeki sorunların, bazı disleksiklerde, beynin sesleri öğrenme amacıyla kullanılan normal plastisite mekanizmalarının yanlış yolasaplanıp kalmasıyla sonuçlandığı ileri sürülmektedir. Buradaki düşünce, çocukların fonemik sınırları daha net işitilecek şekilde yavaşlatılmış seslerin olduğu bilgisayar oyunlarını oynamaya teşvik edilmeleri durumunda, onların ‘düzgün’ ve ‘sınırlı’ bir biçimde eski durumlarına geri dönebilecek olmalarıdır. Daha sonra, sesler yavaş yavaş hızlandırılır. Bunun çok iyi işlediği iddia edilmekle birlikte, bağımsız testler hala yapılmaktadır. Bu düşüncenin bilimsel ilginçliği, kusursuz normal beynin abartılı etkiler oluşturmak için erken genetik anomalilerle etkileşen işlemleri yürütmesidir. Bu, genlerin çevre ile nasıl etkileşebildiğinin çarpıcı bir örneğidir. (Kaynak: Lütfen tıklayınız.)

Yukarıdaki makalede de anlatıldığı gibi disleksik bireyler seslere karşılık gelen sembolleri yani harfleri bu sesler ile eşleyebilmekte güçlük yaşarlar. SAS Dinleme Programları, seslerin fonemik sınırlarının daha net işitilebilmesi için yavaşlatılmış hikaye programları uygular ve daha sonra sesler günlük seanslarda yavaş yavaş hızlandırılır. Bu şekilde beynin işitsel ayrımcılık becerisi güçlendirilir. Ayrıca dinletilen seslerin her iki kulak arasında düzensiz hareket ettirilmesi; her iki yarı küre arasındaki nöronların güçlenmesine dolayıyla sesler (sol yarı küre) ile sembollerin yani harflerin (sağ yarı küre) daha kolay eşlenebilmesine yardımcı olur. Dolayısıyla bireyin okuma ve yazma becerisi ilerler.

Kısaca Disleksi için SAS Dinleme Programları;11

  • Birey için özel olarak hazırlanır.
  • Sağ kulaktan konuşma programları, sol kulaktan müzik programları dinletilir.
  • Sağ kulak konuşma programları verilerek sol beyin dil ve konuşma merkezi uyarılır ve seslerin doğru bir şekilde işlemlemesi sağlanır.
  • Seslerin fonemik sınırları daha net işitecek şekilde yavaşlatılmış sesler dinletilir. Daha sonra sesler yavaş yavaş hızlandırılır.
  • Sağ kulak baskınlığı yaratarak duyulan seslerin ilk önce sol beyine ulaşması sağlanır.
  • Beynin sağ ve sol yarıküreleri arasındaki nöronlar arası iletişimi güçlendirir.
  • Dinleme programına ek olarak bireysel fonolojik farkındalık eğitimi uygulanır.

Ayrıca disleksi için hazırladığımız sunum videomuzuda izleyebilirsiniz. Lütfen tıklayınız.

Ailelerimizi Dinleyelim

  • Dikkat eksikliği ve iletişim problemleri yaşayan 7 yaşındaki çocukları için  merkezimize başvuran aile başarı hikayelerini anlatıyor.

 

  • Öğrenme güçlüğü tanılı 7 yaşındaki çocukları için merkezimize başvuran aile programlarımız sonrasında yaşadıklarını anlatıyor.

 

  • 29 yaşında konuşma bozukluğu ile ilgili merkezimize başvuran danışanımız, programlar sonrası başarı hikayesini anlatıyor.

 

  • 9 yaşındaki kızlarına Disleksi tanısı koyulmasının ardından merkezimize başvuran aile başarı hikayelerini anlatıyor.

 

Diğer yorumlar için : http://tr.sascentre.com/galeri/danisanlari-dinleyin

 

Parmaklarla Kolay Çarpım Tablosu

 

parmak oyunu çarpımÇoçuğunuz çarpım tablosunu öğrenmekte güçlük çekiyor, defalarca öğretmenize rağmen bir türlü öğrenemiyor, unutuyor veya karıştırıyor olabilir.

İşte size 9’ların çarpımında oldukça basit bir yöntem:

1. İki elinizi önünüzde açık bir şekilde tutun.

2. 9×6 için elinizin altıncı parmağını indirin. (9×3 için üçüncü parmağı indirin v.b)

3. İndirdiğiniz parmağınızdan önce 5 parmağınız,sonrasında ise 4 parmağınız açık durumda olmuş olacak.

4. Böylece cevabın 54 olduğunu buluyoruz.

 

Dyslang Projesi ve SAS Merkezi

20130506_121449Disleksi ve yabancı dil öğretimi ” Dyslang ” adlı projede tek ve özel bir kurum olarak merkezimizde yer almaktadır.

Disleksi, dilden bağımsız olarak Avrupa nüfusunun %10′ unu etkileyen okuma ve yazma edinimi zorluğudur. Uygun müdahale ve destek olmaksızın, disleksik öğrenciler tüm derslerde müfredata erişim ve akademik başarı için gerekli okuryazarlık becerilerini geliştiremezler.  Okumaya devam et

Hürriyet Ankara Ekindeydik!

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Disleksi, Öğrenme Güçlükleri, Konuşma Bozuklukları ve Otizm gibi çeşitli tanı gruplarıyla yaptığımız çalışmayı özetleyen haberimiz Hürriyet Ankara Ekindeydi.(07.04.2013)SAS Hürriyet Ankara Eki

SAS’ın İzmir Günleri

SAS Ankara ve İstanbul merkezlerimizi neredeyse hergün İzmir’den arayanlar oluyor. Onlardan en çok duyduğumuz cümle “ Ankara ve İstanbul da merkezleriniz varken neden İzmir’de yok?”. Kimi danışanlarımızda İzmir’den kalkıp Ankara ve İstanbul merkezlerimize başvuyorlar. Yaşanan bu yoğun talep üzerine, adının bile bizi heyecanlandırdığı SAS İzmir projemizin temellerini 2012’de attık.

DSCN9771İlk adım İzmir’de seminer düzenlemekti. Ankara ve İstanbul merkezlerimizde düzenlediğimiz seminerlerin aksine yeni bir şehirde seminer düzenlemek hepimizi heyecanlandırmıştı.

Sömestr tatilinin başlamasıyla SAS İzmir Nöro-İşitsel Eğitim programına başladık. İzmir’de yeni aile ve çocuklarla tanışacak olmak hepimizde merak uyandırıyordu. Yaptığımız ilk görüşmelerle artık SAS İzmir sömestr danışanlarımız belli oldu.

Çocuklar ve ailelerle çok keyifli günler geçirdik. SAS Programlarına katılan tüm çocuk ve aileleri tanımaktan çok mutlu oldum. En önemlisi danışanlarımızdan olumlu geri dönüşler alabilmekti. Bunun gerçekleşmesi SAS İzmir projesinin başarısını katladı. Okumaya devam et

Sömestrda SAS Ankara’da Neler Yaşadık?

Sensory Actication Solutions SAS Ankara merkezinde 2 hafta süren sömestr döneminde ağırlıklı olarak danışanlarımızın çoğunu il dışından gelen aileler oluşturuyor. 2 haftalık bu süreçte, Nöro-İşitsel SAS programlarına ek olarak haftanın belirli günlerinde veya her gün çocuklar ile bireysel çalışmalar yaptık.  7-8 yaş grubu ve 2. dönem öncesi olması nedeniyle, harflerin edinim sürecinde zorluk yaşayan çocuklar çoğunluğu oluşturuyordu. Günde minumum 60 dakika süren dinletilerde, her zaman ailelerimize verdiğim bir örnek olarak; bir anlamda beyini eğiten bir program uyguladığımız için bu aşamada dinletiler ile beyinin iki yarı küresi bilgiye aç bir hale Okumaya devam et