Okula Hazırlıkta 3 Önemli Konu (3.Bölüm)

3. Merak Duygusunu ve Hayal Dünyasını Beslemek

Çocuklar, bilim adamı olarak dünyaya gelirler. Onların araştırma programı çok hızlı bir şekilde başlar. Bebekken, dünyanın fiziksel özelliklerini incelemek için tüm duyularını kullanırlar. Bir şeyleri kaparlar, sıkarlar, iterler, dökerler, parçalarına ayırırlar, çarpıştırırlar, bir şeylerin içine ellerini daldırırlar veya her şeyi ağızlarına atarlar. Bu da çok dağınık bir laboratuar anlamına gelir.

discovery

Çocuklar yeterli veriyi topladıkları zaman, deneyler uygulamaya başlarlar. “Eğer annemin kolyesini çekersem, ne olur?”, “Kırılır mı yoksa esner mi?” gibi. Zamanla, deneyimleri ile tecrübe kazanırlar. “Eğer annemin gözlüğünü havaya atarsam, ne kadar yükseğe gider? Daha güçlü bir şekilde atarsam, daha da mı yükseğe gider? Daha hızlı mı gider?”

Çocuklar çalışmalarını sosyal çevreye, yani insanlara, yöneltirler. “Eğer markette bağırırsam, babamın dikkatini çeker miyim?” İyi bilim adamı gibi, sonuçlarını genelleştirmek için, farklı topluluklar ile çalışırlar. “Yüksek sesle bağırmak, annemin de dikkatini çeker mi?” Bulgularının sabit olup olmadığını anlamak için deneylerini tekrarlarlar, “Sonuçların tesadüf olup olmadığından emin olmak için, markette bir kere daha bağıracağım.” Çalışmaları sayesinde, çocuklar dünyayı, kendilerini ve diğerlerini keşfederler.

Sizi sinirlendirmek veya karşı çıkmanız için hesaplanan bu girişimlerin çocuğunuzun doğumu itibari ile başlayan araştırma programının bir parçası olduğunu bilmenizi istediğim için sizlere bunları söylüyorum. Ayrıca, son zamanlarda yapılan bir araştırmada, çocukların dünyayı keşfetmek için uyguladıkları girişimlerinde gördüğümüz pek çok özelliğin, kendi alanlarında mucit veya ileri görüşlü olan yetişkinler ile ortak olduğu tespit edilmiştir. Örneğin, mevcut durumu sorgulamak ve bir şeyleri değiştirmek için, mucitler “eğer”, “neden”, “neden olmasın” gibi soruları sormaktan zevk alırlar. Aynı zamanda, farklı yollar ile olayları birleştirmek için yaratıcı bir şekilde bağdaştırma yetisine sahiptirler. Sonuç olarak, deneyimlemek için bastırılamayan bir dürtüye ve yeni fikirlere sahiptirler. 3 yaşındaki çocuğunuzda olduğu gibi.

Diğer araştırmalar ise, çocukların ve yetişkin mucitlerin aynı zamanda hayal, yaratıcılık için de bir beceriye sahip olduklarını ortaya çıkarmıştır. Bildiğiniz gibi, çocukların çok zengin bir hayal dünyası vardır. Bazı çocuklar, beş kafalı bir canavarın klozetlerinde yaşadığını, yemek masasını sadece onların gördükleri konuşan bir dinazor ile paylaştıklarını veya bebek dişlerinin küçük bir ücret karşılığında bir perinin aldığına inanabiliyorlar. Fakat bir yetişkin asla böyle bir yaratıcılıkla başa çıkamaz, değil mi?

en plein vol

Şuan oturduğunuz odadaki her şey, akıllı telefonunuzdan, kahve makinanıza kadar, orta dünyanın size yaptığı gibi, sizin büyük, büyük, büyük, büyük, büyük, büyük dedelerinize de hayal gibi görünmüştü. Tüm bunların hepsi, icat edilmeden önce tamamen hayal gibi görünüyordu. Onların son keşifleri, sadece sağlıklı dozda bir hayal dünyasına bağlıydı. Yaratıcı olmayan bilim adamları büyük ölçüde yeni fikirler üretemezler. Benzer şekilde, çocuklar da yaratmak, düşünmek için onlara bir oda verildiğinde ve var olmayan bir dünyaya dalıp gittikleri zaman, yeni fikirler üretirler.

Yani, bu makale size iki tane çok güçlü fakat basit şeyleri yaparak çocuklarınızın başarısını destekleyebileceğinizi anlatmaktadır. İlk olarak, onların merak duygusunu ve keşfetme arzusunu deneyimlemek ve ortaya çıkarmak için cesaretlendirmelisiniz. İkinci ise, hayal kurmak için gerekli olan boşluğu ve özgürlüğü çocuklarınıza hatta daha büyük olanlarına bile vermelisiniz. Büyümek, hayal dünyasının sonlandığı anlamına gelmemelidir. Aslında, yaratıcılık biz büyüdükçe bize gücünü veren, kazandığımız bilgi birikimidir.

Şuanda okul listesi için üçüncü ve son bölüme sahipsiniz. Tüm bunların hepsi kesinlikle bedavadır. Bazıları yeni bir iletki veya kalem kutusu almaktan daha zor olabilir ama hepsi oldukça önemlidir.

Önceki bölümler için tıklayınız 1.Bölüm, 2.Bölüm

Yazıyı beğendiyseniz eğer sol üst köşedeki “like” butonuna tıklayarak faydası olacağına inandığınız bir çok arkadaşınıza Facebook üzerinden yazının ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

Kaynak :

August 1, 2012 by Gabrielle Principe, Ph.D. in Your Brain on Childhood

 

Not: Yorumlarınızı onaydan geçtikten sonra görüntüleyebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir