Mandala Çalışmalarının Çocuk Gelişimindeki Yeri

Mandala Nedir?

Mandala “Büyülü Çember” anlamına gelip, kökeni çok eskilere  dayanan, dünyayı ve yaşamı varoluşu sembollerle, geometrik desenlerle anlatan bir bütündür. Mandala figürleri ortada bir merkezde başlar, diğer figürler merkezin etrafında kenarlara doğru gelişir.

Mandala çalışması dıştan içe veya içten dışa boyanır. Önemli olan sırayı bozmamaktadır. Mandala çalışmalarının temel prensibi dengedir. Çizimleri içeren şekiller arasında da bir ilişki söz konusudur.

image017

Şekiller arasındaki ilişki bireyin çevresi ile olan iletişimi uyumu, etkileşimi ve hatta çevrenin kendisini nasıl algıladığına dair ipuçları verebilmektedir.

Mandala çalışması rahatlama aracı olarak da kullanılmaktadır. Çocuklar kendilerini sözel olarak ifade etmek istemediklerinde ya da ifade edici dilleri kendilerini tanımlamak ve isteklerini dile getirmek konusunda yetersiz kaldığında onlara mandalanın rengarenk dünyasının kapılarını aralayabiliriz.

Çocuklar seçtikleri renkler, desenler ile düşünce, duygu ve davranışlarını özgürce ifade edebilirler.

Mandala çocuklara neler kazandırır?

  • Çocuklarda stresi azaltır. Ruhsal anlamda rahatlama, kendini iyi hissetme ve sakinlik sağlar.
  • Seçim kararını destekler.
  • Gruba uyum sağlamayı artırır.
  • Tolerans gösterebilme ve sabırlı olmayı öğretir.
  • Odaklanma, konsantrasyon sürelerini ve sürdürebilme becerisini artırır.
  • Beynin sağ lobunu geliştirir.(Çizimlerde renklerin de devreye girmesi sağ lobun aktif hale gelmesi ve duyguların derinleşmesinde etkilidir)
  • El-göz koordinasyonunu ve ince motor gelişimini destekler.
  • Yaratıcılığı arttırır.

Mandala Çalışma Örnekleri

Mandala çalışmalarında desen seçimi yaparken çizimlerin basitten zora doğru olmasına özen gösterilmeli, çocukların yaş gruplarına dikkat edilmelidir.

4-6 YAŞ

image001

6-10 YAŞ

image007

10-15 YAŞ

image011

15 YAŞ ÜSTÜ

image015

 

Hazırlayan: Çocuk Gelişim Öğretmeni – İlknur Tan

Disleksi Konulu 8 Film Önerisi

1-7 Kasım Disleksi Farkındalık Haftası’nda sadece dislektik çocuklar ve onların aileleri için değil ’’herkes’’ için hem farkındalık ve bilgi kazanmak hem de ailenizle keyifli vakit geçirebilmeniz için 8 film önerisi sizlerle.

Bu  filmler sayesinde dislektik bireylerin neler yaşadığını anlayabilirsiniz. Üstelik sanılanın aksine öğrenme güçlüğü değil öğrenme farklılığı olan disleksiyle ilgili yeni bilgiler öğrenebilirsiniz!

1-The Big Picture: Rethinking Dyslexia
Yaşam dolu ve ilham verici olan bu belgeselde ebeveynler ve çocuklar dislektik olarak yaşamaktan hoşlandıkları şeyleri paylaşırlar. Okuma problemleri yaşayanlarla ilgili olarak başarılı yetişkinlerle konuşmalar yapılır. Bu konuşmalar çocuklar ve aileler için umut dolu mesajlar içerir. Peki nedir bu mesajlar?
Disleksi kişinin hayal gücü ve yaratıcılığını durdurmaz. Bir çocuğun hayal ettiği her şey onun için mümkündür.

2-Journey into Dsylexia
‘Farklı düşünen insanlar olmadan toplum çok daha yoksul olabilirdi’ der Alan Raymond. Bir belgesel olarak kaydedilen filmde, Raymond okuma problemleri ile yaşayan birçok tanınmış yetişkinle konuşur. Okuma ve yazma problemleriyle alakalı sohbet ederek bununla nasıl başarılı olmayı öğrendiklerini paylaşırlar. Çocuğunuzun kendi hayatıyla ilgili neler yapabileceği konusunda meraklı iseniz bu filmi kaçırmayın!

3-Dislecksia: The Movie

Okuma problemlerine daha hafif yaklaşan bu belgeselle çocuklar keyifli vakit geçirebilirler. Film bazen komik ve hatta saçma sapan olsa da disleksi hakkında birçok bilgi verir. Filmin yapımcısı Harvey Hubbell V disleksiyi bir öğrenme güçlüğü olarak görmez. O disleksinin bir ‘öğrenme farklılığı’ olduğunu savunur. Hubbell disleksi ile büyümenin nasıl bir şey olduğunu paylaşır ve çeşitli bilim adamlarını, avukatları, öğrencileri örnek olarak gösterir. Birçok ünlü dislektik kişileri de filme alır.
Bunlar ve daha fazla için izlenesi bir belgesel!

4-Inside Dyslexia
Dislektik 2 film yapımcısı tarafından 2005 yılında çekilen bu belgesel okuma problemi olan genç insanların yaşamlarına ilk samimi yaklaşım ve bakıştır. Bu film 3 genç öğrencinin yaşamını bizlere gösterir. İzleyiciler, ailelerin çocuklarının okuma ve yazma problemlerini nasıl fark ettiklerini ve öğrencilerin ev/okul hayatlarını yakından izlerler. Ayrıca, çocuklar kendi gelecekleri hakkında hayaller kurarken onların durumlarında yaşamaktan hoşlandıkları şeyleri dürüstçe paylaşırlar.

5-The Secret
Bu televizyon filminde, Mike(Kirk Douglas) tüm yaşamını dislektik olduğunu saklamaya çalışarak geçirmiştir. Genel bir mağazanın sahibi olarak, bu durumuna sürekli geçici ve akılcı çözümler bulmuş sadece en yakın arkadaşı ve eşi okuma yazmada zorlandığını anlayabilmişlerdir. Sorun olmadan sakladığı küçük sırrını yerel bir siyasi makam için görevlendirilince saklayamama endişesi yaşamıştır. Fakat bu sırada, torununun da okumayla ilgili yaşadığı güçlükler olduğunu fark etmesi onu kendisiyle yüzleştirir. O zamandan sonra Mike kendince bir utanç olan gerçeğini ve onun zorluklarını küçük bir çocuğun ve onun kendi gelecek mutluluğunun hatrı için kabul eder.

6-Embracing Dyslexia
Bu belgesel çok kişisel bir başlangıca sahip. Yönetmen Luis Macias der ki : ‘Ben geri alamam… Birçok kez oğlumu tembel olmakla ve yeteri kadar denememekle suçladım. Bu filmde ben kendimce diğer çocukları ve onların ailelerini bizim yapmış olduğumuz şeyleri yapmaktan korumaya çalıştım.’ Bu filmde dislektik kişiler, uzmanlar ve aileler disleksinin nasıl hissettirdiğini anlatırlar. Onlar erken teşhisin ve çocuklara okulda/evde desteklemenin ne kadar önemli olduğunu vurgularlar.

7-Read Me Differently
Film yapımcısı Sarah Entire küçüklüğünde disleksi tanısı almış olmasına rağmen 20li yaşlarına gelene kadar bunun ne olduğunu tam olarak kavrayamamıştır. Bu okuma probleminin ne olduğunu anlayabilmek için ailesiyle konuştuğunda annesi ve büyük annesinin de tanılanmamış bir öğrenme ve dikkat problemi yaşıyor olabileceklerini fark eder. Bu zamana kadar birbirini anlama eksikliği sonucu aile fertleri arasındaki ilişkileri zarar görmüştür.
Bu belgesel, disleksi bir aileyi nasıl etkiler anlayabilmek için özgün bir bakış sağlar.

8-Taare zameen Par/Yerdeki Yıldızlar

Harfleri ve sayıları algılama problemi yaşayan Ishaan çevresi ve ailesi tarafından tembel geri zekalı muamelesi görür. Çalışmayı öğrenebilmesi için yatılı okula verildikten sonra tanıştığı resim öğretmeni ile değişen hayatı ve başarısını anlatan bir film. Ishaan derslerinde başarısız, yaptığı işlerin çoğunda tutarsız bir çocuktur, yazı yazmayı ve okumayı 3.sınıfta olmasına rağmen öğrenememiştir, kitabı her açtığında kelimeler sanki dans ediyor gibi gelir ona. Bu başarısızlığın sonucunda içine kapanık ve karamsar bir ruh haline bürünür, mutluluğu ve özgürlüğü insanlardan uzaklaşmakta bulur. Annesinin ilgisine karşın babasının katı tutumu Ishaan’ın zihinsel dünyasında gidiş gelişler yaşamasına sebep olur. Tam her şeyden ümidini kesmişken resim öğretmeni Ishaan’ın hayatını tam anlamıyla değiştirir.

Sonbaharda Yapabileceğiniz 5 Sanat Etkinliği

Sanat etkinlikleri , temelde yaratıcılığı ve estetik duyarlılığı geliştirmeyi hedefleyen etkinliklerdir. Bu çalışmalarda önemli olan nokta elde edilen sonuç değil kullanılan yöntemlerdir.

Sanat etkinlikleri ile çocuğa;

  • Çevrelerine karşı duyarlı olmalarına ,
  • Hayal güçlerini kullanabilmelerine ,
  • Yaratıcılıklarını geliştirebilmelerine ,
  • Kendilerini ifade edebilmeyi öğrenmelerine ,
  • Esnek bir kişilik geliştirmelerine ,
  • Bağımsızlıklarını geliştirerek , kendilerine olan güvenlerini arttırmalarına yardımcı olunacaktır.

İşe yaprak toplama ile başlayabilir, doğa keşfi yapabilirsiniz. Büyüteçlerinizi yanınıza almayı unutmayın 🙂

1. Yaprak Baskısı

Topladığımız yaprakları boyayarak renklendirebilir, yaprak baskısı ya da yaprak mandalası  gibi  çalışmaları yaratıcılığınızı kullanarak çeşitlendirebilirsiniz.

2. Yapraklardan Şapka Yapımı

En güzel yaprakları seçin ve güzel bir şapka yapın…

 

3. Yapraklardan Kolaj Yapımı

Burada tamamen özgürsün. Sonbaharda doğanın sana verdiği güzel yaprakları dilediğin şekillerde kullanabilirsin.

4. Doğayı keşfet 

Doğa kaşifleri iş başında!meşe palamutları ,at kestaneleri ve kozalaklar topladık ve şimdi yaratıcılığımızı sınama zamanı.

 

5. Yağmurla Dans

Hava soğuk,dışarıda yağmur var. Peki, evde ne yapabiliriz?

Sonbahar renklerinden oluşan yapraklar,yırtma yapıştırma, origami çalışmaları evimizi süsleyebilir. Yaprakların çizimini üstlenip ,kesme işlemini çocuklarımıza bırakmak el-göz koordinasyonunu ve ince motor gelişimini destekler.

İlknur Tan

Çocuk Gelişim Öğretmeni

 

Anne Babalara Teknoloji Kullanımının Kontrolü için 13 Öneri

Artık çocuklarımız teknolojinin içine doğuyorlar ve mutlaka onlarla temas halinde oluyorlar. Bilgisayar, akıllı telefon, tablet, PS, Xbox gibi tüm teknolojik aletler çocuğunuzun, doğduğu günden beri hayatının içine giriyor.

unnamed

Küçük yaştakiler onlara dokunmak ve keşfetmek isteyecekler. Şimdi sizlerin “bizim ki 3 yaşında küçücük parmaklarıyla telefonumu açıp, kurcalıyor” dediğinizi duyar gibiyim. Çocuğunuz büyüdükçe dijital cihazların kullanımının özellikle ön ergenlik ve ergenlikle birlikte arttığını hatta çocuklarımızın hayatının en keyifli uğraşı haline geldiğini göreceğiz. Bu dijital cihazlar artık kaç yaşında olursa olsun çocuklarımızın hayatının önemli bir parçası. Dijital cihazların kullanımının sınırı ve kuralları sizin tarafınızdan belirlendiği sürece bunun hiçbir dejavantajını yaşamayacağınızı göreceksiniz.

İşte bunun için birkaç öneri:

  • FullSizeRender (16)-2Bu cihazın “sizin” olduğunu net ve kararlı bir şekilde söyleyin.
  • Önceden kararlaştırdığınız oyun saatleri dışında cihazlarınızı çocuğunuzun ulaşamayacağı veya bulamayacağı bir yere kaldırın.
  • Seçilen uygulama ve oyunların, çocuğunuzun yaşına ve gelişimine uygun olduğundan emin olun.
  • Kullandığınız cihazlarda yaş seçeneği varsa aktif hale getirin.
  • Seçilen oyunların şiddet öğeleri içermemesine dikkat edin.
  • Çocuğunuza bu cihazları kullanması için uygulayabileceğiniz sınırlar koyun ve bu sınırları ihlal etmemeye çalışın.
  • Çocuğunuzun bu cihazları çok tercih etmemesi için ona farklı etkinlikler sunun. Birlikte oyun oynayın, kek yapın ya da sevdiği bir konu hakkında etkinlikler hazırlayın.
  • Bu cihazları ödül olarak kullanmayın. Eğer kullanırsanız cihazların değerini çocuğun gözünde artırmış olacaksınız.
  • Kullanılan cihazlarda girilmesini sakıncalı bulduğunuz siteleri özel filtre programı ile engelleyin.
  • Bu cihazları birlikte zaman geçirme aracı olarak kullanabilirsiniz. Birlikte maç yapın, araba yarışı ya da stratejik oyunlar gibi iki kişilik oyunlar oynayın.
  • Bu cihazların kullanımını yasaklamayın sadece sınırlayın çünkü dijital cihazların kullanımı aynı zamanda çocuklar arasında bir sosyalleşme aracıdır. Bu cihazlardaki oyunlar hakkında konuşup iletişim kurduklarını unutmayın.
  • Özellikle ergenlik döneminde çocuğunuz sorumluluklarını yerine getirmediğinde bu cihazları tehdit unsuru ya da ceza olarak kullanmayın. Bu onu hırçınlaştırıp sizinle iletişimini bozacaktır.
  • Bu cihazların fazla kullanımının sonuçlarıyla ilgili haber, yazı ya da araştırmaları izlemesini ve okumasını sağlayın.

Psikolog Çiğdem Doğan

Akran Zorbalığı Türleri Nelerdir?

“Akran Zorbalığı Nedir?” yazımızda zorbalığı uygulayan ve zorbalığa maruz kalan çocuklar nasıl gözlemlenir ve genel özellikleri nelerdir bunları paylaşmıştık. Okumak için: http://blog.sascentre.com/tr/akran-zorbaligi-nedir

Şimdi, akran zorbalığı türlerine bir bakalım:

drawing-bullying4

Psikolojik/Duygusal Zorbalık: Bu tür zorbalık, tacizci bir davranış biçimi olup özellikle alışılmış ve güç dengesi olmadığında başkalarını etkilemek için onları zorlama ya da onlar üstünde baskı kurmaktır. Küçük düşürme, bir kişi hakkında dedikodu çıkartma, bir kişiyi faaliyetlerden, oyunlardan dışlama, onu başkalarının yanında utandırma psikolojik zorbalık kapsamındaki örneklerdendir.

Resim2

Sözel Zorbalık: Göz dağı vermek, incitici, hakaret edici, küçük düşürücü sözler söylemek, sataşmak, tehdit etmek, dalga geçmek, alay etmek, kızdırmak, kırmak, korkutmak, lakap takmak, küfür etmek, karşı tarafın kendisine ya da ailesine hakaret etmek sözel zorbalığa ait davranışlardır.

Resim3

Fiziksel Zorbalık: Isırma, saç çekme, vurma, itme, dürtme veya çekme biçiminde fiziksel tacizlerde bulunma, haraç kesme, tekmeleme ya da tokat atma, dövme, odaya kilitleme, yumruklama, tırmalama, tükürme, korkutarak özel eşyalara zarar verme ya da el koyma, vb. davranışlar fiziksel zorbalık örneklerindendir.

Resim4

Siber Zorbalık:  Teknolojinin gelişmesiyle çocukların ve ileri yaştaki tüm kişilerin sıklıkla karşı karşıya kaldıkları zorbalık türüdür. Birisinin şifresini çalma, onu sahte hesaplarla rahatsız etme, fotoğraflarının, yazılarının altına kötü yorumlar bırakma, virüs içeren ekler/mailler gönderme siber zorbalık örneklerindendir.

 

Derleyen: Uzman Psikolog Esra İnciler

 

Akran Zorbalığı Nedir?

Nansel (2001) tanımına göre “Akran Zorbalığı” kurbanın korkmasına, acı çekmesine kasten neden olan, taraflar arasında güçlerde dengesizliğin olduğu, güçlü çocuğun ondan daha az güçlü olana baskı yaptığı, kurban tarafından gelen kışkırtmanın olmadığı ve aynı çocuklar arasında tekrarlı olarak yapılan fiziksel, sözel ve psikolojik saldırganlıktır.

Yani zorba bir davranışı tanımlayabilmemiz için;

— Herhangi bir tahrik olmaksızın, kasıtlı olarak zarar verme amacı güden saldırgan davranışlar olması,

— Süreklilik özelliği taşıması, zorbanın bu tür eylemleri bir kez değil devamlı biçimde yapması,

— Zorba ve kurban arasında güç dengesizliğinin olması gerekir.

Image: Image: Image: bullying

Zorbalık Davranışında Bulunan Çocukların Özellikleri

★Evde az zaman geçirir, aile içinde olumlu etkileşimi azdır.

★Güvenli, hazırcevap,dalgacı ve alaycıdır. İletişimde başarılıdır. Başı otorite ile derde düştüğünde kurtulmayı bilir.

★Kendi sosyal idealine uygun olan baskın ve güçlü erkeklere uyma gösterir,yaşıtlarınca kabul gören “maço” imajı taşır. (erkekler)

★Kaygı düzeyi düşüktür; Nadiren endişeli zorbalar da kaygı görülebilir.

★Güce dayalı benlik algısına sahiptir; kendisini sert, başarılı ve becerikli görür

★Kendisini okulda aldığı notlara göre daha akıllı bulur; güvenli dışa dönük ve rahattır.

★Baş etme becerileri yüksektir, bağımsızdır ve kendini güvenle ortaya koyabilir.

★Mağdurun cezayı hak ettiğine inanır.

★Sosyal yönden cüretli olarak tanımlanır.

Zorbalık Gören Çocuklar

Zorbalık Gören Çocuklar

Zorbalığa Maruz Kalan Çocukların Genel Özellikleri

★Ev yaşamından hoşlanır ,ailesi ile yakın ilişki içindedir.

★Çekingen, içedönük, endişeli, pasif. Başkalarına az ilgi gösterir ve iletişim becerileri zayıftır.

★Sosyal becerileri etkili değildir; uyma isteği ve yeteneği zayıftır; kolay boyun eğer.

★Uyum zorlukları, etkili olamama, depresyon gibi kaygı sorunları vardır.

★Aşağılık duygusu vardır. Kendine saygısı ortalamanın altındadır; kendisini zihinsel yetenek ve çekicilikte yetersiz görür.

★Devamsızlık oranları fazladır, okula gitmekten pek hoşlanmazlar.

★Zorbalığı hak ettiğini sanır.

★Bazı sorunlarla tek başına baş edemeyeceğine inanır ve yaşıtlarından yardım isteyemez; kendini çaresiz ve etkisiz hisseder.

Akran Zorbalığı Türleri Yazısı İçin: http://blog.sascentre.com/tr/akran-zorbaligi-turleri-nelerdir

Derleyen: Uzman Psikolog Esra İnciler

 

Ailelerimizi Dinleyelim

  • Dikkat eksikliği ve iletişim problemleri yaşayan 7 yaşındaki çocukları için  merkezimize başvuran aile başarı hikayelerini anlatıyor.

 

  • Öğrenme güçlüğü tanılı 7 yaşındaki çocukları için merkezimize başvuran aile programlarımız sonrasında yaşadıklarını anlatıyor.

 

  • 29 yaşında konuşma bozukluğu ile ilgili merkezimize başvuran danışanımız, programlar sonrası başarı hikayesini anlatıyor.

 

  • 9 yaşındaki kızlarına Disleksi tanısı koyulmasının ardından merkezimize başvuran aile başarı hikayelerini anlatıyor.

 

Diğer yorumlar için : http://tr.sascentre.com/galeri/danisanlari-dinleyin

 

Anne – Babaya Mektup

Picture 111

Sevgili Anneciğim, Babacığım;

Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim:
Sürekli bir büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir
kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın.

Deneme ile öğrenirim. Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz. Bana oyunda, arkadaşlıkta, ve uğraşlarımda özgürlük tanıyın. Beni her yerde, her işimde koruyup kollamaya çalışmayın.Davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi öğrenirim.

Bana yanılma payı bırakın. Kendi işimi kendim görmeye alıştırın. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım? Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ancak siz verdikçe almadan edemiyorum. Bana yerli yersiz söz de vermeyin. Sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim azalıyor.  Okumaya devam et