Çocuğunuza Karşı Öfkenizi Yönetmeniz İçin 5 İpucu

Kim demiş çocuklarınıza öfkelenmeyin, kızmayın psikolojisi bozulur diye. Ben kefilim öfkelenmeyle, kızmayla çocuğun psikolojisi bozulmaz. Öfke en temel insani duygulardan biridir. İnsan öfkelenince çocuğunu askıya asıp çıkası geliyor itiraf edelim. Öfkeleniyoruz evet ama mühim olan öfkemizle nasıl baş edeceğimiz, olumsuz davranışlara başvurmadan bu duyguyu nasıl atlatacağımızdır. Örneğin; Bir akşam çok yorgun geldiniz ya da evde çok yoruldunuz. Çocuğunuz hiç olmadık davranışlar sergiliyor. Adeta sizi öfkelendirmeye and içmiş. Sizin de tepe tüyleriniz attı. Öfkeyle kalkanın nasıl oturacağı umurunuzda değil.

FullSizeRender (21)Şimdi ne olacak? İşte 5 öneri;

1) Öfke anında kısacık mola verin: Tepki göstermeden önce derin nefes alın ve 10’a kadar sayın. Eğer öfkeniz artarak devam ediyorsa, balkona ya da yürüyüşe çıkın.

2) Öfkenizin asıl sebebini düşünün: Bu öfkenin asıl sebebi çocuğunuz mu yoksa işte ya da evde bir şeyler mi oldu?

3) Öfkenizi ifade edin: Çocuğunuzun davranışının yanlış olduğunu ve buna öfkelendiğinizi ona anlatın.

4) Çocuğunuzu dinleyin: Çocuğunuzun söylediklerine kulak verin. Onu, size kızdığı şeyi anlatabilmesi için cesaretlendirin.

5) Empati kurun: Çocuğunuz kötü bir gün geçirmiş olabilir. Sizi öfkelendiren davranışının altındaki sebebi düşünüp, onu anlamaya çalışın.

Unutmayın: öfkenin gelip, geçici ve kimseyi kırmayanı makbuldür. 

Psikolog Çiğdem Doğan

Kural Koymayı Kolaylaştıracak 6 Öneri

Kurallar hayatın el feneridir. Çocukların kaygı, kararsızlık, güvensizlik gibi duygularını daha az yaşamalarında hayatlarını aydınlatan bir araçtır. Çünkü sınır ve kuralların olduğu bir hayat çocuklar için daha net ve berraktır. Dolayısıyla kurallar çocukların özgüvenini ve özdisiplinini besler. Ancak ne zor şeydir bu kuralları koymak değil mi? İşte size birkaç öneri;

1) Çocukların istekleri bitmez.

Çocuğumuza gerçekten ihtiyacı olan şeylerin alınabileceğini, fazlaca talepkar davrandığında hep aynı tutum ve sözlerle ifade etmeliyiz.

2) Kararlılık ve tutarlılık en büyük kurtarıcımız.

Çocukların gözünden yaptıkları davranışlar karşısında hep aynı tutumları gösteren anne baba olmalıyız. Bir kere farklı davranırsanız dilinden kurtulamazsınız. “Ama o gün izin vermiştin”ler bitmek bilmez.

3) Kuralı koyduk da uygulayabilecek miyiz ?

Çocuğumuza “ödevler bitmeden tv izlemek yok” dedik ama okuldan eve geldiğinde evde bunu kontrol edecek kimse yoksa kural koymamız anlamlı olmuyor.

IMG_61974) Kurallar uzun uzun anlatılacak masalsı sözcükler değildir.

Kural zaten çocuk için keyifsiz, neden durumu masalsı bir hale getirmeye çalışıyoruz. Kısa ve net bir şekilde kuralları söyleyelim.

5) Geçmiş, bırakalım da geçmişte kalsın.

Çocuğumuzun geçmişte uymadığı kuralları konuşmak yerine ne yapması gerektiğini söyleyin. “Geçen gün teyzenlere gittiğimizde de böyle kötü sözler kullandın” yerine “kötü sözler kullanma” kullanalım.

6) Bu çocuklar insanın duygularını sömürür, ruhumuz duymaz.

Çocuklarımız “sen beni sevmiyorsun” gibi söylemlerle ilgi çekmeye çalışırlar. Bizler onlara uzun açıklamalar yapmaya kalkarsak amaçlarına ulaşırlar. Bu duygu sömürülerine ilgi göstermezsek kurallarımızın net olduğunu anlarlar.

Psikolog Çiğdem Doğan

Çocukların Ebeveynlerinden En Sık Duyduğu 8 Cümle!

1  – Yanımdan sakın ayrılma !

560bc19fa763e70343a4436f99d7a6d7-001

 

2 – Yeter ama otur biraz !

1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3 – Odanı hemen topla yoksa gördüğüm herşeyi çöpe atarım !

kids-messy-room

 

4 – Yemezsen yeme yatağa aç git o zaman !

cocugunuzun_yutma_problemi_mi_var_h51262

 

5 – Yeter ama ya her gördüğünü almak istiyorsun !

chil crying tantrum shopping want vs need

 

6 – Üçe kadar sayıyorum, hemen üstünü giy !

18wh0tzocf7lkjpg

 

7 – Kendini de okulda unutsaydın bari !

2-001

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

8 – Yeter artık bırak şu ipad’i elinden !

3-001

 

🙂 🙂 🙂

Hazırlayan: Ergun Karabulut

Övgü ve Eleştiri Dengesini Sağlamak İçin 11 Tüyo

Her çocuk fark edilmek ister. Olumlu davranışlarıyla dikkat çekemezse, olumsuz davranışları dener. Yani onlar için reklamın iyisi kötüsü yoktur. Çocukların olumsuz davranışlarını değiştirmenin yolu olumlu davranışları övmekten geçer.

eeeÖvgü ve eleştiri için öneriler:

  • Övgü ya da eleştiriyi davranıştan hemen sonra yapın. Zamanlama önemlidir.
  • Eleştirinizin dozajını iyi ayarlayın sevginizden şüphe etmesin.
  • Asla fiziksel ya da sözel şiddet uygulamayın.
  • Eleştiri ya da övgü kullanırken gerçekçi olun. Çocuklar sahteliği hemen anlar.
  • Asla aşağılamayın.
  • Kendi sorumluluklarını yerine getirdiğinde teşekkür etmeyin. Zaten yapması gerekeni yapmıştır.
  • Övgü ve eleştiri için basit cümleler kurun. Çocukların dinleme süresinin uzun olmadığını unutmayın.
  • Övgü ve eleştiri davranışı çocuğunuzdaki davranış üzerinde olumlu etki yapsın diye kullanılmalı. Yani sadece siz öfke ya da mutluluğunuzu paylaşın diye değildir.
  • Eleştirilerinizi ders verir gibi anlatmayın. Onu yargılamadan net ifade edin.
  • Eleştiriniz çocuğunuza değil davranışına yönelik olsun.
  • En önemlisi kendi davranışlarınızla çocuğunuza ÖRNEK OLUN.

Psk. Çiğdem Doğan

Kaygılı Çocukların Ebeveynleri için 10 İpucu

 

20140725_111131 (1)

  1. Kaygı gerçek ve hoş olmayan bir duygudur. Dolayısıyla çocuğunuzun duygularını küçümsemeyin ve saygı gösterin.
  2. Çocuğunuza derin, yavaş ve karından nefes almayı öğretin. Böylece onun sakinleşmesine ihtiyaç duyduğunda bu tekniği uygulayabilmesine yardımcı olursunuz.
  3. Çocuğunuzu dinleyin ve ona “ Bana ne düşündüğünü söyle?” diye sorun. Bu, çocuğunuzun zihninde kurduğu ürkütücü düşünce ve sahneleri ortaya çıkarmanıza yardımcı olur.
  4. Ona baskı yapmadan “ Bunun nasıl gerçekleşebileceğini  (korktuğu şeyin gerçekleşme olasılığı) ? sorun. Böylece ona endişe duyduğu düşünceleri sorgulamayı öğretirsiniz.
  5. Çocuğunuza, “Bana bu durumu üstesinden gelmek için neler yapabileceğini söyle” deyin ve ona sadece çözümleri sunmak yerine beyin fırtınası oluşturması için yardım edin. Bu yolla çocuğunuz kendini güçlenmiş hissedecektir.
  6. “Benimle uyumak istermisin ? ”, “ korkacak birşey yok ” gibi cevaplar vermek kaygının daha sıkı saplanıp kalmasına neden olur. Buna benzer cevaplar vermekten kaçının.
  7. Çocuğunuzun yaptığı işler sizin için ne kadar küçük olursa olsun onu cesur olması için teşvik edin. “Dün gece kendi yatağında uyuduğun için seninle gurur duyuyorum” gibi övgü cümleleri kullanın.
  8. Çocuğunuzla birlikte büyük hedefe giden küçük adımların taslağını çizmek için çalışın.
  9. Çocuğunuza cesur olmak ve yaşadığı durumla başa çıkabilmesi için uygulama fırsatları yaratın ve sonra çakın bir beşlik!
  10. Kaygılı olduğunuzu farkettiğiniz zaman, durumu çözmek ve sakin olmak için yüksek sesle neler yapabileceğinizi söyleyin. Böylece bu başa çıkma yönteminiz çocuğunuz için model olacak. Ancak kaygınızla ilgili fazla bilgi vermemeye dikkat edin.

Kaynak: Anne Marie Albona, PhD, author

Etkili İletişimin Sırları – Son Bölüm

Bu post ebeveyn, öğretmen, danışman ve bu tarz konularla ilgilenenlere yardımcı olması amacıyla hazırlanmış çalışmaların sonuncusudur. Verilen örnekler, bireylerin birbirleriyle daha sağlıklı bir iletişim kurmalarını sağlayan ipuçlarını içermektedir. Önceki postumuzdaki soru-cevap şeklinde paylaştığımız önerileri de okuyabilirsiniz. Aşağıda devam niteliğinde olan 8 tane daha soru-cevap bulabilirsiniz.

1. bölüm, 2. bölüm, 3. bölüm, 4. bölüm, 5. bölümü okumak için tıklayınız.

31. İstediğini elde etmek için ne yapacaksın? Hangi adımları atacaksın?

Hedeflerin çoğu eylem gerektirir, bu yüzden nereden başlayacağınızı bilmek oldukça önemlidir. Bazı insanlar, her adımlarını planlamayı severler, diğerleri ise anlık dürtülerine güvenmek yerine hedeflerini net tutarlar. Her iki yolda da ne istediğinize karar vermek çok önemlidir.
Örneğin;
Zengin olduğun zaman ne yapacaksın?
Zayıflamak için hangi adımları atacaksın? gibi…
Bazı insanlar, bir hedefi belirlemek için 24 saat içinde bir adım atılması gerektiğini düşünüyorlar. Bu durumda sinir sistemine bir mesaj yollanır.

32. Kim / Ne daha iyi?; En iyi Kim / Ne ile karşılaştırılabilir? (Daha hızlı, kolay vb..)

İnsanlar daima karşılaştırma yaparlar, daha sonra da ne ile karşılaştırdıklarını da unuturlar. Fakat, hatırlamalarına yardımcı olabilirsiniz. “Risk almaktan kaçınmak en iyisidir.” “Neye göre en iyi?” “NLP fobilerden kurtulmak için daha hızlı bir yöntemdir.” “Neye göre daha hızlı?” Karşıdaki bireyin bakış açısını daha iyi bir şekilde öğrenmenize ve onu anlamanıza yardımcı olacaktır. “Neye ya da kime göre daha iyi?” şeklinde bir soru da sorabilirsiniz.

DSC_003533. Söylemek / yapmak / inanmak için onların doğrusu ne olmalı?

Karşınızdaki bireyin bakış açısından yola çıkarak varsayımlarınızı ortaya çıkarmak için kendinize sormanız gereken bir sorudur. Bir cümlenin anlam kazanması için doğru olarak kabul edilmesi gereken şey varsayımlardır. Konuşmadaki varsayımların farkına varabilir ve faydalı olmadığını düşündüklerinizi eleyebilirsiniz.
Örneğin;
-Antrenör olmayı beceremiyorum, çünkü başa çıkabileceğimi düşünmüyorum.”
– Beceremeyeceğini kim söylüyor?
– Düzgün bir şekilde gözümde canlandıramıyorum. Canlandırmak için uygun bir yol var mı bilmiyorum.
– Ne olabilir? Alaycı bir tavır sergileyebilirsiniz. En azından yanlış da olsa gözünüzde canlandırabilirsiniz.

34. Problem / Sorun artık bir önem teşkil etmediğinde, nasıl hissedeceksiniz?

Bu soru bireyi problem olmayan bir hayatın nasıl olduğu hakkında düşünmeye teşvik eder. Tetikleyici, etkili bir sorudur.
Örneğin;
– Kilonuz artık bir sorun olmaktan çıktığında, nasıl hissedeceksiniz?
Böylelikle, bu soru sizi mücadelenin ve problemin nasıl çözüleceğinin de ötesinde bir yere götürür. Eğer birey bu duygu ile “kalma konusunda” istekli ise, çabasız bir şekilde problemi çözmek için gerekli olan adımları kendi kendilerine bulacaklardır.

35. Neden?

Sınırlayıcı inançlar buz dağı gibidir – yüzeyin altında pek çok şey vardır. Birey sınırlayıcı inançlarından bir kısmını anlattığı zaman, bu soru ile yüzeye daha fazlasını çıkarmanıza yardımcı olur.
Örneğin;
– İş planı yapamıyorum.
– Neden?
– Çünkü yeterli zamanım yok.
İnançları ortaya çıkarmak için sorulan bir diğer soru ise; “Nereden biliyorsun?” İnancını size anllatığı zaman, daha fazla bilgi almak için “X neden Y’ye neden oluyor?” sorular da sorabilirsiniz.

36. Bunun doğru olup olmadığını nereden biliyorsun?

İnançlar gerçekten doğru değildir; onlar sadece birer düşüncedir. Bu soru, sınırlayıcı inançlar ile başa çıkabilmenin iyi yollarından birisidir, çünkü bireyin bu soruya cevap verebilmesi için yeni bir inancı hayal etmesi gerekir.
Örneğin;
– Anlaşmayı kaybettim. Asla başarılı olamayacağım.
– Bunun doğru olup olmadığını nereden biliyorsun?
Yeni bir inanç oluşturmanın ilk basamaklarından birisi ise; bireyin bunu düşünmesini sağlamaktır.
– Daima mücadele ediyorum, çünkü hayat çok zor.
– Bunun doğru olup olmadığını nereden biliyorsun?
Yeni bir inancı hayal etmeye başladıkları zaman, eski olan inanç ile yenisini değiştirmek için bir kapı açılır.

37. Aslında bu _________ anlamına gelir.

Eğitimin başında olumlu bir altyapı oluşturmak için etkili bir cümledir. Burada olman, istediğin değişikleri yapabileceğin anlamına geliyor. Beni dinliyor olman, bütün hedeflerine ulaşabileceğin anlamına geliyor. Ayrıca, bu cümleler mantıklı olmak zorunlu değil.

38. Yani _________ inanıyorsun.

Etkili bir eğitim için uyum oldukça önemlidir. Fiziki olarak uyumun sağlanması için pek çok yol olsa da, bu uyum sözel olarak da sağlanmalıdır. Birey doğru olduğunu düşündüüğü bir şeyi söylediğinde ve siz yararsız olduğunu düşündüğünüzde, doğru olmadığını söylemeden, farklı bir yol ile tekrar ona söylemek faydalı olabilir.
Örneğin;
– Ben başarısızım.
– Başarısız olduğuna inanıyorsun.
Bazen insanlar şu şekilde cevap verebilir;
– İnanmıyorum, biliyorum.
Bu iyi bir şey, çünkü bu durumda şu şekilde bir soru sorabilirsiniz;
– Hmmm… Merak ediyorum, peki bunu nereden biliyorsun? gibi…

Ebeveynlik, danışmanlık, koçluk gibi becerileri kapsayan, 6 bölümden oluşan yazılarımızı umarım beğenmişsinizdir. Artık pratik yapabilirsiniz. 38 soru içerisinde kullanabileceğiniz favori soruları seçebilir ve hatırlatma amaçlı küçük notlar taşıyabilir ya da buzdolabınızın üzerine asabilirsiniz. İlk başladığınızda garip hissedebilirsiniz, fakat zamanla iletişim kurarken doğal konuşmanızın bir parçası haline gelecektir.

 

Etkili İletişimin Sırları – Bölüm 5

Bu post ebeveyn, öğretmen, danışman ve bu tarz konularla ilgilenenlere yardımcı olması amacıyla hazırlanmış çalışmaların dördüncüsüdür. Verilen örnekler, bireylerin birbirleriyle daha sağlıklı bir iletişim kurmalarını sağlayan ipuçlarını içermektedir. Önceki postlarımızdaki soru-cevap şeklinde paylaştığımız önerileri de okuyabilirsiniz. Aşağıda devam niteliğinde olan 6 tane daha soru-cevap bulabilirsiniz.

25. _________ hoşlanıyor musun?

“İyi hissetmekten hoşlanıyor musun?” gibi sorular bir cevap içermez. Genellikle bu tür sorulara aldığımız yanıt “evet”dir. Öncelikle “evet” cevabını almak için bu soruları sıklıkla kullanmalısınız. Örneğin; Problemlerine çözüm bulmaktan hoşlanıyor musun?, Eğlenmekten hoşlanıyor musun? gibi… Evet yanıtını almaya başladığınızda, “evet” demeye karşı meyilleri artmakla birlikte, karşıdaki bireyi doğru bir şekilde yönlendirmek için faydalı olabilir.

26. ___________ hayal edersen, ne/nasıl olur?

Bu soru karmaşık olmasına rağmen oldukça etkilidir. Aslında bu soru, bireyin daha önce düşünmediği bir şeyi hayel etmesi için bir davetiyedir. Örneğin; “Zengin olduğunuzu hayal ettiğinizde, ne olur?” Bu soruyu yanıtlamak için, hayal etmeniz gerekir ve bilinçaltınıza yeni bir ihtimal girmiş olur. Bu soruları sık bir şekilde kullandığınızı hayal etseniz, ne olur?

27. ___________________ nereden biliyorsun ?

İnsanlar düşünce ve davranışlarıyla şekillenirler ve zaman içerisinde olan bu şekillemenin bir başlangıcı, ortası ve sonu vardır. Bu süreçteki adımlarınızı ortaya çıkarabilir ve daha sonra bu bilgileri kullanarak süreci değiştirebilirsiniz. “İşlerimi ertelemeyi durdurmak istiyorum.” “Erteleyeceğini nereden biliyorsun?” ya da “Spora gitmek istiyorum, fakat daima fikrimi değiştirip, televizyon izliyorum.” Fikrini değiştireceğini nereden biliyorsun? gibi… Pek çok insan bu şekilde düşünmez ve böylelikle bu tür sorular yaşadığınız sorunları azaltmanıza yardımcı olabilir.
Sas 2012 (1)
28. Bu konu hakkındaki senin için en kötü şey nedir?

Bu soru can alıcı bir soru olduğu için dikkatli bir şekilde kullanmalısınız, ayrıca danışan ile eğitimci arasında iyi bir bağ olmalıdır. Bu tür sorular, korku, kaygı ve baskı gibi “olumsuz” duyguların ortaya çıkmasını sağlar. Bu duygular idrak edilip kabul edildiğinde, sonuçlar oldukça kişiyi rahatlatır.

Örneğin;
– Ne olmak istiyorsun?
– Ünlü olmak istiyorum.
– Seni durduran şey ne?
– Ailem hayal kırıklığına uğrayabilir.
– Bu durum hakkındaki senin için en kötü şey ne?
– Onları üzme endişesi. gibi…

Duygular ortaya çıkmaya başladığında, karşınızdaki bireyin bu duyguları kabul etmesini sağlamalısınız.

29. ______________ yeterli olduğunda ne yapacaksın?

Zorunluluk, oldukça güçlü bir faktördür. Aslında, pek çok insan bir şeyi yapmak zorunda olduklarını hissettiklerinde harekete geçerler, ki böyle bir durumda ne yapmak istediklerine çok fazla odaklanmazlar.
Örneğin; Yeterli paran olduğu zaman ne yapacaksın? Yeterli derecede zamanın olduğu zaman ne yapacaksın? gibi…
Bir bireyi keşfetmek, onu tanımak adına atılan sık adımlardan birisidir ve bu da oldukça güçlü bir kapının açılmasını sağlar.

30. Sonunda kadar gitmek için istekli misin?

Bu soru aşırı gibi gelebilir, fakat istekli olmak oldukça güçlü bir etkendir. Birey bir şeyi değiştirme isteği gibi bir karara vardığı zaman, başarıya ulaşmak daha da olası bir durum haline gelir. Sadece istekli ve kararlı olmak yeterli olacaktır. Tabiki de, uyumsuz olan bireyler genellikle ne yapmamaları gerektiği konusunu düşünürler, fakat bu durumda yasal olmayan bir şey yapmak zorunda olmadıklarını açıklamalısınız. “Kendine karşı dürüst olmakta istekli misin?” gibi…

Etkili İletişimin Sırları – Bölüm 4

Bu post ebeveyn, öğretmen, danışman ve bu tarz konularla ilgilenenlere yardımcı olması amacıyla hazırlanmış çalışmaların dördüncüsüdür. Verilen örnekler, bireylerin birbirleriyle daha sağlıklı bir iletişim kurmalarını sağlayan ipuçlarını içermektedir. Önceki postlarımızdaki soru-cevap şeklinde paylaştığımız önerileri de okuyabilirsiniz. Aşağıda devam niteliğinde olan 6 tane daha soru-cevap bulabilirsiniz.

19. Hepsi / Herkes mi? Öyle olmayan birini / bir şeyi gördünüz mü?

Hepimiz genelleme yetisine sahibiz, fakat bazen bu durum sınırlayıcı olabiliyor ve bu da önyargının temellerini oluşturabiliyor. “İnsanlar genelde açgözlüdür.” Hepsi mi? Öyle olmayan birini gördünüz mü? “Köpekler tehlikelidir.” Bütün köpekler mi? Öyle olmayan bir köpek gördünüz mü? Kendi karşı-örneklerinizi bile bulabilirsiniz. “Dilsel becerileri öğrenmek zordur.” Bütün dilsel becerileri mi? Bebekken çabasız bir şekilde edinilen beceriler de mi?

20. Eğer bu gece bir mucize olsa…

İnsanlar ne istediğini bilemediklerinde veya bir problemin çözüldüğünü hayal etmede zorlandıklarında bu gerçekten zorlu bir süreçtir. Bu gece bir mucize olsa ve sen yarın sabah uyandığında, her şey (hayatında, işinde..) tam olarak istediğin gibi olmuş olsa, sizce nasıl bir mucize gerçekleşmiş olabilir? Böyle bir mucizenin olmasına izin vermek için, görmek, hissetmek ve inanmak istediğiniz ne olurdu? Mucizeler insanın önceden koymuş olduğu sınırların önüne geçerek zihni özgür kılar. Böylelikle bir mucize gerçekleşmiş olur…

DSC_000421. Seni durduran şey ne?

“Ben yapamam.” cümlesini duyduğunuzda, inançlarınızı sınırlayan bir durum söz konusu olabilir. Böyle bir durumla karşı karşıya geldiğinizde şunları sorabilirsiniz: “Ben kilo veremem.” veya “İnsanların isimlerini hatırlayamam.” gibi durumlarda; “Seni durduran şey nedir?” diye sorabilirsiniz. Bu soruyu cevaplamadan önce, kendi kendilerinin önüne geçtiklerini vücut dilleriyle de rahatlıkla görebilirsiniz: göz hareketleri, mimikler vb. Eğer izlerseniz veya dinlerseniz, bunu yaptıklarını rahatlıkla görebileceksiniz. Ama eğer “Ben insanların göz hareketlerini takip edemem.” derseniz; sizi durduran şeyin ne olduğunu bulmanız ve bulduğunuz zaman ne olacağını bilmeniz gerekir.

22. Özellikle hangisi / ne / kim?

İnsanlar konuşurken ne anlatmak istedikleri hakkında belirsiz olmalarına neden olan kelimeleri sıklıkla kullanırlar. “Avantaj daima onlarda.” gibi bir durumda; “Özellikle avantajlı olan kim?” şeklinde bir soru yöneltilebilir. Ya da “Hiçkimse benim söylediklerimi dinlemiyor.” gibi bir durumda ise; “Ne gibi şeyler söylediğinde kim seni dinlemiyor?” gibi.
Bu sorular dinleyicinin kim ve ne hakkında konuşulduğu konusunda kesin bir sonuca ulaştırır ve konuşmacıyı da gerçeklikle bağdaşan bir sürecin içine çekmek de mümkün olur.

23. Kendini nasıl durduyorsun?

Bir probleme sahip olmak insanın çok fazla enerjisini alır. Bu soru ise; güçlü olanın sizin olduğunuzu görmenize yardımcı olacaktır. “Organize olamıyorum.” “Kendini nasıl durduyorsun?” gibi.
İnsanlar kendilerini durdurmayı sonlandırmak için daima değişiklikleri saptayacaklardır.
“Ne yaparsam yapayım zayıflayamıyorum.” “Seni zayıflamaktan alıkoyan engel ne?” İnsanlar bu sorunun cevabını düşünmeye başladıkları zaman, problem çözme yetilerini tekrar kazanıp var olan güçlerini ortaya çıkarabiliyorlar.

24. Merak ettiğim…, Bilmek istediğim şey… vb.

Sorular bazen zorlu olabilir, bu yüzden anlaşma, uyum oldukça gereklidir. Soruları yumuşatmak yardımcı olabilir ve tutarsızlığı da azaltabilir. “Başarmak istediğin şeyin ne olduğunu merak ediyorum. Bunu nereden bildiğini merak ediyorum. Seni hayal kırıklığına uğratan şeyin ne olduğunu merak ediyorum.” gibi cümleler ile soruları yumuşatmak mümkün olabilir.

Etkili İletişimin Sırları – Bölüm 3

Bu post ebeveyn, öğretmen, danışman ve bu tarz konularla ilgilenenlere yardımcı olması amacıyla hazırlanmış çalışmaların üçüncüsüdür. Verilen örnekler, bireylerin birbirleriyle daha sağlıklı bir iletişim kurmalarını sağlayan ipuçlarını içermektedir. Önceki postumuzdaki 12 tane soru-cevap şeklinde paylaştığımız önerileri de okuyabilirsiniz. Aşağıda devam niteliğinde olan 5 tane daha soru-cevap bulabilirsiniz.

13. ………… hakkında sizin için önemli olan nedir ?

Herkes için önemli olan değerler vardır. (örneğin; özgürlük, güvenlik, macera gibi) Fakat herkesin “kriter” olarak bilinen hassas olduğu konular da vardır. -İşinizde sizin için önemli olan nedir? “İnsanlara yardım etmek, iyi bir iş çıkarmak ve maddi ihtiyaçları karşılamak.” -İlişkinizde sizin için önemli olan nedir? “Dürüstlük, güven ve saygı.” Kriterler konuların içeriğine göre değişebilir, ayrıca yakınlık ve motivasyonu sağlamak için de bu tür soruları “gündem konusunu” belirlemek adına kullanabilirsiniz. Bu soru-cevaplar hakkında bilgi sahibi olmanın sizin için önemi nedir? gibi.

14. Başarısız olmayacağınızı bilseydiniz, ne yapardınız ?

Pek çok insan başarısızlık korkusu ile geri çekilir ve sıklıkla hayallerine açılacak olan kapıyı kapatırlar. Bu soru ise “o kapıyı” açmaktadır. -Başarısız olmayacağınızı bilseydiniz, ne yapardınız? “İspanyolca konuşmayı öğrenirdim.” -Başarısız olmayacağınızı bilseydiniz, ne yapardınız? “Üniversiteye giderdim.” Başka bir alternatif ise başarısız olmanın sorun olmayacağını bilseydiniz, ne yapardınız?

Etkili İletişim Sırları 3

15. En iyiye ulaştığınız zaman nasıl biri oluyorsunuz ?

Bu soru ise kişinin iç dünyasına ulaşmasını sağlamakla birlikte iyi bir başlangıçtır. -En iyiye ulaştığınız zaman nasıl biri oluyorsunuz? Bu soruyu yanıtlamak, kişinin iç dünyasına (bir dereceye kadar) ulaşmasını sağlar, size “rahatım”, “odaklanmış” gibi anahtar kelimeler sunabilir. Bu tür soruları daha sonradan da tekrarlayabilirsiniz.

16. (Amaçlarınız) içinde bulunduğunuz alanı / durumu nasıl etkiler ?

Hiçkimse dört tarafı çevrilmiş bir ada değildir. İnsanlar yaşamları boyunca bir sistemin parçasıdır ve bir değişikliğin hayatınızı nasıl değiştireceğini / etki edeceğini bilmek iyi bir şeydir. Zayıf / fit & sağlıklı olmak içinde bulunduğunuz durumu / ailenizi / arkadaşlarınızı / işinizi nasıl etkiler? Kendi işinize başlamak ailenizi nasıl etkiler? Zengin olmak arkadaşlıklarınızı nasıl etkiler? Bu etkiler tamamiyle pozitif olabilir – o ya da bu şekilde cevabını öğrenmek sizin için faydalı olacaktır. Bu soru-cevap yöntemlerini öğrenmek çevrenizi nasıl etkiler?

17. Açık bir şekilde kim / ne ?

Bir birey ne zaman bir şey söylese, genellikle bilgiyi net bir şekilde vermekten kaçınır.
Açık bir soru yönelterek, gizli olan bilgiyi açığa çıkarabilirsiniz. “Öğrenmekte zorlanıyorum.” -Özellikle / Daha açık bir şekilde neyi öğrenmek? “Kendi işimizi sunarken sorun yaşıyoruz.” -Özellikle kime sunarken? gibi. Değişik sorular yöneltmek için karşınıza fırsatlar çıkacaktır. Örneğin; “Hiç motive değilim.” – Daha açık bir şekilde ne yaparken motive değilsin? “Herhangi bir şeyi yaparken motive değilim.” “-Herhangi bir şey mi? Bana söylemek için şuan oldukça motive olduğunu görüyorum.” gibi.

18. ………………….. nasıl olurdu ?

Bazen “faaliyet” adı altında yapmamız gerekenler: ilişki, hayal kırıklığı, başarı ve mücadele gibi kelimeler, zamanla “soyut” eylemler haline gelebiliyor.
Bu “soyut” eylemleri “faaliyete” dönüştürebilirsiniz. “Başarılı olmak istiyorum.” Nasıl başarılı olmak istiyorsun? Ya da “Müşteri ilişkilerinde problemlerimiz var.” Müşterilerinizle nasıl bir ilişki kurmak istersiniz? Bir şeyleri değiştirmek için yürürlüğe koymak her zaman için çok daha kolaydır, bu yüzden bu soyut kavramları hemen işleme sokmalısınız. “Hedef belirlemede zorlanıyorum.” Hedeflerini belirlemenin nasıl mümkün olabileceğini söyleyebilir misin? gibi.

Etkili İletişimin Sırları – Bölüm 2

Bu post ebeveyn, öğretmen, danışman ve bu tarz konularla ilgilenenlere yardımcı olması amacıyla hazırlanmış çalışmaların ikincisidir. Verilen örnekler, bireylerin birbirleriyle daha sağlıklı bir iletişim kurmalarını sağlayan ipuçlarını içermektedir. Önceki postumuzdaki ilk 6 soru-cevap kısmını da okumanızı öneriyoruz.  Aşağıda devam niteliğinde olan 6 tane daha soru-cevap bulabilirsiniz. Yazımızın orjinal dili ingilizcedir. Dileyen okurlar inglizce blog sayfamızdan da yazıyı okuyabilirler.

Etkili İletişim 27. Yapsaydın / Yapabilseydin ne olurdu ?

Bireyler çoğunlukla “Yapamam.” diyerek kendilerine ve inançlarına limit koyarlar. Bu soruyu sorduğunuzda, onlar için mümkün fakat yine sınırlı olan şeyin ne olduğunu düşünürler. “Kendi işimi kuramam.” Kuramazsan ne olur? ya da “Hedefime ulaşamam.” Ulaşsaydın ne olurdu?” gibi sorular sorarak karşınızdaki bireyin soruya cevap vermeden önce eğer yapabilseydi neler olabileceğini düşünmesini sağlarsınız. Bu durumu karşınızdaki bireyin jest ve mimiklerinden de anlayabilirsiniz.
8. ………. ne ifade ediyor ?

İnançlar bir dilde iki şekilde ortaya çıkar: “A, B demektir” veya “A, B’ye neden olur” gibi. Bir birey “A, B demektir” dediğinde, inançlarını ifade eder. Örneğin; “Benim bir vasfım yok, ben bir aptalım.” dediklerinde: Bir vasfının olmaması aptal olduğu anlamına nasıl gelir? “Ben kelim, kadınlar benden hiç etkilenmezler.” dediklerinde ise: Kel olmanın kadınlara karşı etkili olmadığı anlamına nasıl gelir ? İnançlar yığınladır, bu yüzden dikkatli olmalısınız! Bu soruyu sorduğunuzda, bir çok şeyi de açığa çıkarabileceksiniz.

9. Eğer yapmazsan, ne olur ?

“Zorundayım, yapmalıyım” gibi sözcükleri karşınızdaki bireyin sınırlı bir seçeneği olduğunun bir işaretidir. Bu durumda bireyi alternatifleri düşünmeye teşvik edebilir ve zihinlerinde var olan haritayı da genişletebilirsiniz. “Ebeveynlerimi mutlu etmek zorundayım.” gibi bir durumda; Eğer mutlu edemezsen, ne olur? Ya da “Organize olmalıyım.” dediklerinde: Olamazsan , ne olur? Seçenek, hiçbir seçeneğiniz olmamasından çok daha iyidir, bu nedenle olasılıkları düşünmek faydalıdır.

10. …………………. nasıl olur / neye sebep olur ?

İnsanlar bazı durumlar için sebeplerden/nedenlerden hoşlanırlar ve bu sebepler genellikle içinde bir inancı barındırır. Eğer bu sebep inançları sınırlıyorsa, bununla mücadele edilmelidir. “Antrenör olmayı öğrenemem/beceremem, çünkü yeterli olduğumu düşünmüyorum.” gibi bir durumda; Bu şekilde düşünmek, öğrenmeyeceğin anlamına nasıl geliyor? “Tele-satış zor olduğu için, çalışanlarımızda motivasyon eksikliği var.” Tele-satışın zorlayıcı olması, çalışanlarınızı motive etmenin zor olduğu anlamına nasıl geliyor? Bu soruyu sorduğunuzda, insanlar önceden yaratmış oldukları ve sürdürdükleri düşünceyi bir kez daha düşüneceklerdir.

11. Nereden biliyorsun ?

Bazı insanlar kendi yaşadıklarından yola çıkarak bir iddiada bulunduklarında, “Nereden biliyorsun?” diye sorabilirsiniz. Bunu sorduğunuzda, a) iletişimi keserler veya b) nasıl bildikleri sürecini doğrulamaya çalışırlar. Bu şekilde bilgi (sözsüz-iletişim) alabilirsiniz. “Bunalımdayım.” Nerden biliyorsun? Bu tarzda bir soruya insanlar cevap verdiklerinde, inanış biçimlerini açıklarlar ve bu düşünce hakkında daha fazla bilgi sahibi olursunuz. “Tam bir fiyaskoyum.” Nereden biliyorsun? “Çünkü geçen ayki hedefimi gerçekleştiremedim.” Daha sonra bu düşünceyle başa çıkabilirsiniz. Geçen ayki hedefini gerçekleştirememek, nasıl bir fiyasko olduğun anlamına geliyor?gibi.

12. Daha belirgin/açık bir şekilde nasıl ?

Eylemlere yönelik sorduğunuz sorularda daha fazla bilgi edinmeniz mümkün olabilir. Böylelikle karşınızdaki insanın iç dünyasında neler olup bittiği hakkında daha kapsamlı bir bilgi edinebilirsiniz. “Bana karşı çok bencildi.” Bencil derken, daha açık bir şekilde anlatabilir misin? “Bu iş biraz pürüzlü olabilir.” Pürüzlü olabilir derken, biraz daha açık anlatabilir misin? gibi. Olumsuz durumlarda bile bu soruyu kullanabilirsiniz. “İyi bir performans sergilemiyor.” İyi bir performans sergilemiyor derken? gibi.